Erişti himmet-i şeyhim inâyet eyledi Mevlâ
Açıp "lâ" perdesin gördüm kamusu "mazhar-ı illâ"
Hüvel-Evvel Hüvel-Âhir Hüvel-Bâtın Hüvez-Zâhir
Hüver-Rahîm Hüvel-Kâhir Hüvel-Ferd ü Hüvel-Mevlâ
"Ve in min şey'in illâ"dan meğer kim olmadın âgâh
Kuru davâ ile kaldın çürüttün ömrü vaveylâ
Ki sen ol nûr-u Ahmed'ken Ahad'den vâhidiyyetken
Dahi sırr-ı hüviyyetken kalasın âlem-i süflâ
Yalancı nefsimi bildim büyük düşman imiş gördüm
Kulûb-u mutmain oldum bu âlem oldu hep me'vâ
Bilindi "küntü kenz" sırrı açıldı perde-i zulmet
Görürem bu cihân halkı kimi Mecnûn kimi Leylâ
Elinde var iken fırsat geçirme ide-gör gayret
Tuta-gör bir yed-i kudret olunsun menzilin bâlâ
Tena'um içre cennetten celâli kahrına düştün
Yedi tamuya bend oldun düşün bir mebdein ara
Tenin toprak cânın sudur nefis bâd-ı hevâdandır
İyi bil nârıdır rûhun meded ermek dile nûra
Şerîat pâyine bend ol hakîkat râhına azm et
Bulup bir mürşid-i kâmil bu derdin çâresin ara
Pîr-i Sâmî gibi şâhı bulup sıdk ile kıl âhı
Açar ol müstakîm râhı eriştirir seni yâra
Ayırma Salih'i yâ Rab Muhammed şeyh-i Sâmî'den
Ağardı lihyemiz şâhım velâkin kalbimiz kara
Açıklamalar
İnâyet: Yardım.
Lâ, illâ: Kelime-i tevhidin yokluğu ve varlığı ifade eden başı ve sonu (Allah'tan başka ilâh yoktur).
Hû: "O" demektir ve Allah'ın zât ismidir. Evvel, Âhir, Bâtın, Zâhir, Kâhir, Ferd ve Mevlâ O'dur demektir.
"Ve in min şey'in illâ": İsrâ Sûresi 44. ayeti. "O'nu hamd ve tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur..."
Âgâh: Vâkıf, bilen.
Vaveylâ: Eyvah, yazık.
Ahad, Vâhid: Tek, eşsiz (Allah'ın sıfatı).
Sırr-ı hüviyyet: Aslı, geliş yeri. Allah'ın nurundan olma hâli.
Süflâ: Sefil, aşağı, bayağı.
Kulûb-u mutmain: Nefs-i mutmain olan, Allah'a O'nun istediği şekilde ve lâyıkıyla inanan.
Me'vâ: Yurt, makam, cennet.
Küntü kenz: "Ben bir gizli hazineydim." (Hadis-i Kudsî)
Perde-i zulmet: Karanlık perdesi.
Yed-i kudret: Kudret eli.
Menzil: Yollardaki konak yeri, ev, konak, mesafe.
Bâlâ: Yüksek.
Tena'um: Nimet içinde, bolluk içinde bulunarak rahat etme.
Celâl: Cenâb-ı Hakk'ın sıfatı.
Tamu: Cehennem.
Mebde: Evvel, başlangıç.
Bu beyitte: Bedenin toprak, su, hava ve ateşten ibaret olduğu anlatılmaktadır.
Nâr: Ateş.
Pây: Ayak, kök.
Râh: Yol.
Müstakîm râh: Düz ve doğru yol.
Lihye: Sakal.