Bu kesret âlemin bir hoşça seyr et
Neler nakş eylemiş gör sun'ı Hattât
Düşün bir iyice hâlini fikr et
Sözünü eyleme her yerde ifrât
Acâib sun'ı hikmettir güzel bak
Akıl ermez ne sanattır güzel bak
Bu kesret ayn-ı vahdettir güzel bak
Edersen "lâ"yı sen aradan iskât
Hitâb-ı "kün"e hikmetle nazar kıl
İyi bak "fâ"ya ibretle hazer kıl
Bu kesret âlemin seyret güzer kıl
Tutubdur yek nefes cân misl-i miknât
Derûnun derdine dermânı bul sen
Pîr-i Sâmî gibi sultânı bul sen
Geçip bu benliğinden fânî ol sen
Yakındır bil birâder vakt-ı eşrât
Sakın Salih gibi sen kalma câhil
Heman bir kâmili bul olma kâhil
Bilesin kim-durur mef'ûl ü fâil
Binip üstüne nefsin eylegil at
Açıklamalar
Kesret âlemi: Yaratılan her şey, dünya.
Sun’ı Hattât: Resim yapanın çizgisi, hattı.
İfrât: Aşırı giden, haddi aşan.
Bu kesret ayn-ı vahdettir: Bu yaratıklar Allah'ın birliği demektir.
İskât: Çıkarma, atma.
Hitâb-ı "kün": "Ol" emri, yaratma emri. (Yasin; 82).
Fâ: Feyekün, yok ol emri.
Güzer: Geçme, geçiş.
Miknât: Kuvvet, güç.
Vakt-ı eşrât: Kıyamet vakti.
Kâhil: Tembel, gayretsiz.
Mef'ûl ü fâil: Yapan ve yapılan.