Yandırdın derûnum nâr-ı Nemrûd'a
Gülşanımın vakti yetişmedi mi
Bütün cism ü cânım eyledin hurda
Azâlarım yanıp tutuşmadı mı

Rûz u şeb eylerim âh ile vâhı
Âhıma bir sebeb kaldı mı dahi
Yâ kabz et rûhumu ya aç bu râhı
Figânım dergâha yetişmedi mi

Ömrüm "nûn" u geçti "câna" dayandı
Arz-ı hâlim âlî-şâne dayandı
Eşk-i çeşmim bahriâne dayandı
Bilmezem ki varıp karışmadı mı

Salihem düşmüşem âh u feryâda
Çok ağladım gelen yoktur imdâda
Ümîdim var Pîr-i Sâmî Mevlâda
O da bizden küsmüş barışmadı mı


Açıklamalar

Derûn: Kalb, gönül, iç.

Nâr-ı Nemrûd: Nemrud'un ateşi. Nemrud, Hz. İbrahim'i ateşe attıran Babil hükümdarıdır.

Gülşan: Gül bahçesi.

Rûz u şeb: Gece ve gündüz.

Kabzetmek: Almak.

Râh: Yol.

Âlî-şân: Şan ve şerefi büyük olan.

Eşk-i çeşmim bahriâne dayandı: Gözyaşlarım deniz gibi bir hâle geldi.