Bu şeb bana arz-ı cemâl eyledi dilber
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Hem dişleri dür ruhleri gül çeşmi mücevher
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Şol gamzeleri cânıma kasd eyledi gitti

Bir rûy-u münevver gül-ü nevreste-i tâze
Çekmiş gidiyor hâllerini doğru Hicâz'e
Cân mı dayanır eylediği cilveye nâze
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Şol gamzeleri cânıma kasd eyledi gitti

Rahm eylemedi hâlime şûh-u cihânım
Kanım kurudu çıkmağa az kaldı cânım
Sanma ki kalır ana da bu ah u figânım
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Şol gamzeleri cânıma kasd eyledi gitti

Bed-çehre rakib ile eder zevk u muhabbet
Âşıklarına kılmadadır cevr ile mihnet
Ağyara eder arz-ı cemâl bizlere nisbet
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Şol gamzeleri cânıma kasd eyledi gitti

Ben Hazret-i Sâmî gibi mirâtımı buldum
Mir'ât-ı musaffâyı görüp zâtımı buldum
Hem sûre-i İhlâs ile isbâtımı buldum
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Şol gamzeleri cânıma kasd eyledi gitti

Sanma ki kaçar âşık olan cevr ü cefâdan
El çekti cihân dilberi hep ahdi vefâdan
Bir nîm-i nigâh Salih'i ayırdı safâdan
Sevdâsı o yârin meni mest eyledi gitti
Şol gamzeleri cânıma kasd eyledi gitti


Açıklamalar

Şeb: Gece.

Hem dişleri inci, yanakları gül, gözü mücevher.

Bir nurlu yüz, yeni yetişen gonca gül.

Şûh-u cihân: Dünyada en hoşa giden.

Bed çehre: Asık surat, kötü yüzlü.

Cevr ile mihnet: Azarlama ve eziyet.

Ağyar: Yabancılar.

Mir’ât: Ayna.

Musaffâ: Saflaştırılmış.

Cevr ü cefâ: Azarlama ve işkence.

Ahdi vefâ: Sözünde durmak.

Nîm-i nigâh: Yan bakış, göz ucuyla bakış.