Page 151 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 151
Teveccüh Sohbetleri 147
Burada, Cenabı Hak “Şah damarından ben sana daha yakınım.” diyor. Allah'ın resulü
de: “Sen, Allah'tan çok uzaksın.” diyor.
Bu uzaklık ne, bu yakınlık ne?
Bu yakınlık Allah'ı anmaktır.
Bu yakınlık Allah'ı sevmektir.
Bu yakınlık Allah'tan korkmaktır.
Bu uzaklık ne?
Bu uzaklık da Allah'tan korkmamak;
Allah'ı sevmemek, Allah'ı unutmak, anmamak.
Bu uzaklık da budur.
Teveccüh yapacağız, bu ameli ne için yapıyoruz? Bunu açıklamamız gerekir.
Şimdi burada yapılacak teveccüh büyük bir ameldir. Bak! Kelamı kibarda şöyle:
Teveccüh olunca her bir ihvâna
Mürde kalblerimiz gelirler câna
Mevlânâ’nın da bir kelamı var, buyuruyor ki:
Yek nazar eylese arif-i billah
Aslı kem hareyi mücevher eyler
Bu arif-i billah, velîlerdir. Allah'tan yerken, içerken, uykuda hiç gafil değillerdir. Yani
Allah'ı hiç unutmuyorlar, hep zikrediyorlar.
İşte Allah'tan arif olmak, ayık olmak da budur. İnsanlarda marifetullah da budur.
İnsanların en son makamıdır, efendim.
Arif-i billah, Allah'tan ayık olanlar, Allah'ı unutmayanlar onlar “Yek nazarda, yani bir
bakışta; bir kara taşa baksalar onu mücevher, altın yaparlar.” diyor.
Mademki Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Benim ümmetimin velîleri, beni İsrail
kavminin peygamberleri derecesindedir.” Kelamı kibarda da bak:
24
Gelir bûy-ı Muhammed gül yanağından senin şâhım
Dem-i İsâ zuhûr eyler dudağından senin şâhım
buyuruyor.
Yani, Evliyâullahın bir nefesi, Hazret-i İsa’nın nefesidir.
Hazret-i İsa’nın nefesi ne yapıyor? Kelamı ve de nefesi ne yapmış?
24 İmam-ı Rabbani Mektubat C1. S.281, Müsned 2. 257

