Page 6 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 6
2 Gülden Bülbüllere
Tabii belki teveccühe katılmayanlar var, katılanlar vardır. Teveccüh de, her zaman
yapılmayan ameller de unutulabiliyor. Bu teveccühten mana Allah’a yönelmektir.
Peygamber Efendimiz ne buyuruyor? “Allah için bir araya gelin, Allah için konuşun,
Allah için birbirinizi sevin.” 1 Şimdi buraya da ıraktan yakından bu cemaat toplandı. Ne
için toplandı? Allah için toplandı. Allah için bir amel işleyeceğiz ve bu büyük bir
ameldir, büyüklerimizin ameli. Bu amel Peygamber Efendimiz’den bize sünnet olarak
geliyor. Bu amel öyle bir amel ki, Cenabı Hakk’ın bu cemaate olacak ihsanı hiçbir
amelde olamaz. Çünkü bak, niye? Kelamı kibarlar haktır:
Teveccüh olunca herbir ihvâna
Mürde kalblerimiz gelirler câna
Murg-ı cânlar başlar âh u figâna
Ne demek istiyor şimdi burada. İhvanların kalbine teveccüh olunca diyor, onların
mürde kalpleri (mürde demek ölü demek)dirilir. Mürde kalp dirilince bu sefer o murgı
can da (murgı candan mana da ruhudur) ruhu da uyanır. Onun ruhu uyanır. Ruhu
uyanınca ruh bu sefer ahu figana başlar.
Bu ahu figandan mana ne? Bu ahu figandan mana da, ruh ayrı düşmüş ayrılığından
dolayı ahu figan ediyor. Fakat onun bu ahu figanı onu ayrılıktan kurtaracak. Çünkü
nasıl ki başka bir kelamda buyruluyor bak;
Çok çektim ise iftirâk
Çünkü kelamı kibarı bir diğer kelamı kibarın yanına getirdiğin zaman daha güzel
anlaşılıyor.
Çok çektim ise iftirâk
Kalmadı gönlümde merâk
Aşkım bana oldu burâk
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Demek ki Burak’tan mana nedir? Mîraç.
Ama müridin mîracı nedir? Müridin mîracı da ta ki terki dünya olursa, terki ukba
olursa, terki cisim olursa, terki can olursa, mürit de mîracını yapmıştır. Ne yapmıştır?
O da ruhunu nimetine ulaştırmıştır. Yani bizim ruhumuz (bu ruh var ki Allah’tan
geldi.) o zaman Allah’a ulaşır, Allah’a vasıl olur.
Demek ki buymuş müridin mîracı. Burak’tan mana mîracı ifade ediyor. Peygamber
Efendimiz Burak’la mîraç yaptı. Ama o cismî mîraç Peygamber Efendimiz’e
mahsustur. Ondan hariç bütün peygamberler de cismî mîraç yapmamışlardır. Ruhî
mîraç yapmışlardır. Velîler de ruhî mîraç yapmışlardır. Zaten bir insan eğer ruhî mîracı
yapmazsa velî olamıyor. Bir insan ruhunu makamına ulaştıramıyorsa büyük kâmil insan
olamıyor, yetişmiş olamıyor. İşte meşayih demek, kâmil insan demek, mürşit demek,
velî demek bunlar hepsi bir anlama geliyor.
1 Ahmet bin Hanbelin Musnedinde

