Page 9 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 9

Teveccüh Sohbetleri                                                     5

          müşahede edemeyecekler.  Cemâlullah’ı müşahade edemeyenler de hasretlik, firak
          azabına düşecekler. Onun için Yunus Emre kelamı boşuna söylememiş:

                 Cennette sen olmasan vallah nazarım yoktur
          Çünkü o sırra vakıf olmuş, dünyada o nimete malik olmuş. Bu da dünyada kazanılıyor,
          her şey dünyada kazanılıyor. Ahirette kazanç yok, orada kapanıyor. Kazanç buradadır,
          cennet de burada kazanılıyor, cemal de, Cemâlullah da burada kazanılıyor.
          Ama cennetle Cemâlullah’ın çok farkı vardır. Cenneti mesela avam kısmı kazanıyor
          ama Cemâlullah’ı avam  kısmı kazanamaz. Cemâlullah’ı kazanan illaki huzur sahibi
          olacak ehli huzur olacak. Onun için bak! Kelamı kibarda:
               Çok çektim ise iftirâk
               Kalmadı gönlümde merâk
               Aşkım bana oldu burâk

               Görün beni aşk n'eyledi
               Âhiri dervîş eyledi
          Ne demek  oluyor? Firak  bizim ruhumuzun gelişi, ama bu geliş ayrılıktır. Burak’tan
          mana da  bizim  şeriatımız, tarikatımız, hakikatimiz. Veya  bizim noksanımızı bilip de
          noksanımızla beraber Allah’a iltica, sığınma, yalvarma, Allah’a yönelmedir.

          İşte bu amel de böyle bir ameldir. Buraya noksanımızı bilerekten gelelim ve bu amelde
          noksanımızı bilelim. Evet, bunu ifade etmiştik:
               Derdi olmayan tabîb dükkânına basmaz kadem

               Hasret-i hicrâna yanıp Hazret-i Lokmân ara
          Nasıl ki zâhirde birisi hasta olmayınca tabibe doktora gider mi? Mümkün değil gitmez.
          Ama bu da öyle; bir hastalık ki manevi hastalıktır. Bu bizde manevi bir hastalıktır.
          Manevi hastalık ise bizim  noksanımız, manevi  hastalık ise bizim  ulvî bir âlemden
          ayrılışımız, gelişimizdir. Bunun tabibi kimdir? Bunun tabibi de işte evliyâullah’tır.

               Hasret-i hicrâna yanıp Hazret-i Lokmân ara
          Bak! Burada hasreti hicrandasın, hicran yine ayrılıktasın. Sen bu ayrılıkta olduğunu bil,
          hicranda olduğunu bil. Hasreti hicran insanlara büyük bir azaptır. Yani bir insanın çok
          sevdiği bir şey var, fakat bu çok sevdiğini canı kadar, canından fazla seviyor. Aslında
          hiçbir şey candan fazla sevilmez. Candan fazla sevilen bir tek Allah’tır.
          Ama yine de insanlar için bak Mecnun’un hadisesi meydandadır. Mecnun bir Leyla’yı
          ne kadar sevmiş ki canından fazla sevmiş, kendisi Leyla olmuş, eşya Leyla olmuş.
          Onun için burada, bizim hasreti hicrandan mana bizim ayrılığımızdır. Bu ayrılık, bu
          hicran ateşiyle yanarsak,  bununla ahu enin edersek muhakkak bu ayrılıktan
          kurtulacağız.
          Çünkü Cenabı Hak “Talebenâ vecedenâ” buyuruyor (kulum iste vereyim). Eğer ayrılık
          bizim için bir hicransa, ayrılık bizim için bir azapsa bundan da kurtulmak için Allah’tan
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14