Page 8 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 8

4                                                            Gülden Bülbüllere

                 Hayat iksirinin lokmanı geldi
          Manevi doktor kim?
          Meşayihlerimiz, pirimiz, pirlerimiz manevi doktordur. Onlar buraya gelecekler nasıl ki
          başka bir kelamda buyuruyor:
                 Her marîzin derdine göre verirler şerbeti

          Yeter ki biz burada mariz olalım, hasta olalım, hastalığımız ne olsun? Hastalığımız da,
          noksanlığımız, hastalığımız da ayrılığımız. Yani biz firaktayız, ayrılıktayız, ama
          haberimiz yok.
          Niye Peygamber Efendimiz:  “İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar.” 2  buyuruyor.  Ne
          demek yani?  İşte burada  insanların uykusu o ki;   ayrılıkta olduğunu bilmiyorlar.
          Ayrılıkta olduğunu bilseler, ahu enin edecekler. Ahu enin edince ayrılıktan
          kurtulacaklar.
          Ama burada  bu nimete malik olamazlarsa  işte ahirete  bundan mahrum  giderler.
          Onların eyvahları  hiç bitmeyecek,  ebedi bitmeyecek. Orası sonsuz bir  azap yeridir
          orada eyvah bitmez.
          Ama burada eyvah  biter. Çünkü  burada  ayrılığını bilirse,  eyvahı  olursa biter. Zaten
          akşam bir kelamda daha ifade edildi;
               Rûz u şeb eylerim âh ile vâhı
               Âhıma bir sebeb kaldı mı dahi

               Yâ kabz et rûhumu ya aç bu râhı
               Figânım dergâha yetişmedi mi
          Ne demek yani; bak, insanların içerisinde ah eden, işte mürit oymuş, sâlih oymuş,  talip
          oymuş.  Cenabı Hak “Talebenâ vecedenâ” buyuruyor. “Kulum iste vereyim.” diyor.
          Ama biz isteklerimizi bilemiyoruz, isteklerimizde aldanıyoruz. Hep isteklerimiz dünya;
          maddi oluyor, maddiyat oluyor.
          Aslında esas isteğimiz; manada, maneviyatta, ahirette de değildir. Ahiret isteği de bir
          gayedir. Ancak insanlarda istek  şudur ki, ayrılıktan, firaktan kurtulsun. Ayrılık-firak
          sadece dünyada değil ahirette de vardır efendim.

                 Hasret-i hicrân odundan var mı artık bir azâb
          Ki bu cennette de bu ayrılık olacakmış. Çünkü biz ayetin hadisin müslümanıyız. Hadisi
          şerifte bak Peygamber Efendimiz buyuruyor;  “Cennette  birden yüze kadar derece
          vardır.” 3  Bu dereceler müsavi mi? Değil. Her bir derece birbirinden farklıdır. İşte ne
          oluyor?  Bu insanlar dünyada bu dereceleri kazanıyorlar. Fakat bunların hepsinin
          mafevki, yüzüncü derece, hangisidir? En yüksek derece yüzüncü derece ’âlâyı illiyyîn-
          dir. Cennette âlâyı illiyyîn diye (ismiyle  de anlaşılıyor) bir makam  var ki o makama
          ulaşanlar Cemâlullah’ı müşahede  edecekler.  O makama ulaşamayanlar Cemâlullah’ı


          2  İhya-yı Ulumiddin C.8  S.260
          3  Tirmizi, Cennet 4, (2531).
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13