Bu cihân bülbüllerinin gülleri tez hâr olur
Balına aldanma kim arısı anın mâr olur

Ârif isen olma ey dil zerre denli akla yâr
Şehveti dünyâ-peresttir taptığı dînâr olur

"Semme vechullahi" sırrından haberdâr olanın
Kande baksa nâzırı manzûru hep dîdâr olur

Evvel Âhir Bâtın u Zâhir kamusu Ol durur
Vahdet ehli kande baksa gördüğü ol yâr olur

Sen sana gel işbu cânın hâb-ı gafletten uyar
Nice bin Mansûr'u gör kim zülfüne berdâr olur

Pîr-i Sâmî Hazretine sıdk ile bîat eden
Keşf olur sırr-ı hakîkat mazhar-ı esrâr olur

Cân eğer cânâna vâsıl olmaz ise Salihâ
Çekdiği sevdâsı anın bir vefâsız kâr olur


Açıklamalar

Hâr: Diken, çer çöp.

Mâr: Yılan.

Dînâr: Altın, para.

Semme vechullahi: "Allah'ın yüzü (nereye baksan onun yüzünü görürsün.)" (Bakara sûresi; 115).

Nâzırı-Manzûru-Didar: Gördüğü, baktığı, Allah'ın yüzü olur.

Hâb-ı gaflet: Gaflet uykusu.

Zülfüne berdâr olmak: Zülfünün teline asılmak.

Bîat etmek: Kabul etmek, el tutmak, bağlanmak.

Mazhar-ı esrâr: Sırları açıklanır, meydana çıkar.