Gizleme gel sen seni kimden kaçarsın ey gönül
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Gâhî yerde gâh semâlarda uçarsın ey gönül
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Bil şerîat emr ü nehyi bilmek imiş ey gönül
Hem tarîkat râh-ı Hakk'a gelmek imiş ey gönül
Marifet Hak ile meşgul olmak imiş ey gönül
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Bil tasavvuf Hak seni benlikten âzâd eyleye
"Allemel esmâ"ya mazhar eyleyip şâd eyleye
Keşf olup sırr-ı hakîkat gönlün âbâd eyleye
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şanındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Bil emânettir muhabbet sana Mevlâ'dan gelir
Doğru Mecnûn oldun ise bil ki Leylâ'dan gelir
"Küntü kenz"in mebdeidir arş-ı âlâdan gelir
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Doğru olursa muhabbet şart-edeb sâkıt olur
Zâyi etme senden ister belki bir vakit olur
Cahil ile sohbet etme işleri sakat olur
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Cân-nisâr olunmayınca bu muhabbet râhına
Her söz ile sanma kul vâsıl olur Allah'ına
Sikke hâlis olmayınca verilir mi şâhına
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Pîr-i Sâmî Hazretidir serverimiz şâhımız
Hamdulillah peyk-i hazrettir delîl-i râhımız
Nakşibendî'den açılmış âlidir dergâhımız
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır

Salihâ bir kimseye yol aldıran ihlâsıdır
Çektiğim bunca sitem bir dilberin sevdâsıdır
Hazret-i şeyhim efendim ehl-i hâsın hâsıdır
"Akl-ı küll" sensin gönül "levlâk" senin şânındadır
Her ne var âlâ vü esfel cümle dîvânındadır


Açıklamalar

Akl-ı küll: Allah'ın her şeyi bilip, her şeyi kuşatan tedbir ve tasarrufu.

Levlâk: "Levlâke - Levlâk" Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım, (Kudsi hadisi).

Âlâ vü esfel: Yüksek ve alçak.

Emr ü nehy: Allah'ın yapılmasını ve yapılmamasını emrettiği hususlar.

Râh-ı Hakk: Allah yolu.

Allemel esmâ: "Biz Adem'e bütün isimleri öğrettik." (Bakara; 31)

Âbâd: Şen, mâmur.

Mebde: Başlangıç.

Cân-nisâr: Can saçan, canını hiçe sayan.

Râh: Yol.

Server: Önder.

Peyk: Haberci.

Delîl-i râh: Yol rehberi.

Âli: Yüce, ulu.

Ehl-i hâsın hâsı: Seçkinlerin seçkini, veliler sınıfı.