Çekdiğim cevr ü sitem senden midir benden midir
Nâr-ı hicrândan mıdır yâ âlî ihsândan mıdır

Bî-vefâ olmuş kamu işbu cihânın dilberi
Tab-ı tohmundan mıdır yâ hükm-ü sultândan mıdır

Sûre-i Sebul-Mesânî dilberin vechindedir
Nakş-ı insandan mıdır yâ sun-u Rahmân'dan mıdır

Mâh cemâlin arz edip âşıkların cânın alır
Hüsnü mevâdan mıdır yâ şâh-ı Kenân'dan mıdır

Bir güzel tahtını kurmuş mülk-ü hüsne hükm eder
Taht-ı zîverden midir yâ kuvvet-i kândan mıdır

Ruhlerinin revnakı aklım perîşân eyledi
Nûr-u esvedden midir yâ küfr ü îmândan mıdır

Pîr-i Sâmî'nin kelâmı bizlere verir hayât
Sohbeti candan mıdır yâ gizli cânândan mıdır

Kaşlarıyla kipriği zülfü beni mest eyledi
Verd-i ahmerden midir yâ dürr ü mercândan mıdır

İlm ü hikmet sözlerinden dem urursun Salihâ
Bilmezem senden midir yâ bahr-i irfândan mıdır


Açıklamalar

Cevr: Eza, cefa, eziyet.

Nâr-ı hicrân: Ayrılık ateşi.

Âlî ihsân: Yüce ihsan.

Bî-vefâ: Vefasız.

Kamu: Herkes.

Dilber: Sevgili.

Tab-ı tohm: Parlak, halis tohum.

Fatiha sûresi güzelin yüzündedir.

Sun-u Rahmân: Allah'ın işi, yaratışı.

Mâh: Ay.

Hüsnü mevâ: Güzellik makamı.

Şâh-ı Kenân: Hz. Yusuf.

Mülk-ü hüsn: Güzellik mülkü, ülkesi.

Taht-ı zîver: Süslü taht.

Kuvvet-i kân: Madenin kuvveti, halisiyeti.

Ruh: Yanak, yüz, çehre.

Revnak: Parlaklık.

Nûr-u evsed: Siyah nûr.

Verd-i ahmer: Kırmızı gül.

Dürr ü mercân: İnci ve mercan.

Bahr-i irfân: İrfan denizi.