Ben gibi dilber senin hâlin yaman olsun da gör
Bükülüp kaşın gibi kaddin keman olsun da gör
Kaşlarınla kipriğin zülfün zamânın fitnesi
Mim" i "nun"dan "sin"e geç âhir zaman olsun da gör
Gör nice Mansûr'u zülfün dârına bend eyledin
Sen de bir kez dâra çık sırrın ayan olsun da gör
Herbirin bir sihr ile kendine meftun eyledin
Mülk-ü hüsnün gülşeni geçsin hazan olsun da gör
Tohm-u Hû”dan haydarım var sabr evinde beslerim
Dâhi şâbdır nev-civanım pehlivan olsun da gör
Himmet-i pîrimle çeksin Zülfikâr-ı Haydar'ı
Açılıp meydan-ı vahdet imtihan olsun da gör
Tîğımız İsm-i celâl'dir topumuz tevhid durur
Gürz-ü kahhârı çekip kanlar revan olsunda gör
Âlem-i mülk-ü bekâya azm eder kervânımız
Sâye-i Sâmî'de Salih âlîşan olsun da gör
Açıklamalar
Kadd: Boy.
Sin: Mezar.
Dâr: Darağacı.
Bend eylemek: Bağlamak.
Güzellik ülkesinin gül devri geçsin sonbahar olsun da gör.
Tohm-u Hû: "Hû" O manasına Allah'ın zat esmasıdır. Hû zikrinin mahsülü kasdolunuyor.
Şâb-Nev-civan: Genç - delikanlı.
Zülfikâr-ı Haydar: Hz. Ali'nin meşhur kılıcı.
Tîğ: Kılıç.
Tevhîd: Lâilaheillallah.
Gürz-ü kahhâr: Kahredici gürz, topuz.
Revan olmak: Akmak.
Âlîşan: Yüksek şanlı, şanı yüce olan.