Biz misafiriz velâkin biz de mihmân bekleriz
Kâmil insân bulmuşuz bâbında ihsân bekleriz
Biz dahi ol nûr-u çeşm-i Murtazâ'nın aşkına
Şîri-vârî Kerbelâ cenginde atşân bekleriz
Nefsimizle eyleriz daim gazâ-yı ekberi
Yıkmasın seddi adûlar diye her an bekleriz
Seb'a-i seyyâre-vârî cân u dil devrân eder
Hâtemi zabt etmesin dîv ile şeytân bekleriz
Biz esîr-i nefs olunduk aslımız Kenânî'dir
Mısr-ı dilde habs olunduk şimdi zindân bekleriz
Biz bu derd meyhânesinde eyledik mahv-ı vücûd
Olmuşuz baykuş misâli şimdi vîrân bekleriz
Bilmeyen sırr-ı leben ilm-i ledünden bî-haber
Ol sebebden mekteb-i aşk içre irfân bekleriz
Biz tarîkat rütbesin şeyhim Muhammed Sâmî'den
Giyeli mest olmuşuz abdâl-ı uryân bekleriz
Medhe lâyık pîrimiz var zemme lâyık nefsimiz
Bâb-ı Sâmî'de sezâ olmağa kurbân bekleriz
"Lâ" ile "illâ" rumûzun fehm eden ârifleriz
Biz şühûd-u vahdetiz kesretde hayrân bekleriz
Dosta lâyık nem var ise cümlesi yedi yedi
Der semânîden Pîr-i Sâmî'de bir cân bekleriz
Sırr-ı "Mâ evhâ" rumûzun ne bilir hayvân-sıfat
Hazret-i Pîr nutk eder biz yine hayvân bekleriz
İşbu vahdet meydanında niceler at oynatır
Yok basîret aynımız biz yine meydân bekleriz
"Kün-fekân"ın mestiyem bir Salih-i Mecnûn-sıfat
Pîr-i Sâmî leblerinden dürr ü mercân bekleriz
Açıklamalar
Mihmân: Misafir.
Bâb: Kapı.
Nûr-u çeşm-i Murtazâ: Hz. Ali'nin gözünün nuru.
Şîri-vârî: Arslan gibi.
Atşân: Susamış.
Gazâ-yı ekber: Nefisle yapılan harp. Cihad-ı ekber.
Adû: Düşman.
Seb'a-i seyyâre: Yedi gezegen.
Hâtem: Hz. Süleyman'ın mührü.
Dîv: Dev, cin.
Mısr-ı dil: Gönül şehri.
Mahv-ı vücûd: Vücudun ölümü.
Sırr-ı leben: Dudak sırrı, sohbet.
İlm-i ledün: Sır ilmi.
Abdâl-ı uryân: Fakir ve çıplak.
Zem: Kınama.
Sezâ: Layık.
Fehmeden ârif: Anlayan irfan ehli.
Rumûz: Sır, esrar.
Biz Allah'ın birliğine şahidiz, eşyanın çok olmasına da hayran olup bekleriz.
Der semânî: Sekiz veya seksen senede.
"Mâ evhâ": "O, kuluna vahy ettiğini etti" (Necm; 10).
Nutk etmek: Konuşmak, sohbet etmek.
Basîret ayn: Gören göz.
Mecnûn-sıfat: Deli, mecnun gibi.
Lebler: Dudaklar.
Dürr ü mercân: İnci ve mercan (Burada söz, sohbet manasında).