Kuruldu halkalar açıldı güller
Geldi cân kuşları Pîr-i Tâgî'nin
Görünce gülleri öttü bülbüller
Mest-i medhûşları Pîr-i Tâgî'nin

Tarîk-i Nakşî'den açmış meydânı
Beline bağlamış seyf-i Rahmân'ı
İsmâîl mânendi çoktur kurbânı
Gezer ser-keşleri Pîr-i Tâgî'nin

Çok sâlikler A'na olmuştur bende
Kimi Hindistân'da kimi Yemen'de
Belh ü Buhârâ'da hem Semerkand'de
Gezer dervîşleri Pîr-i Tâgî'nin

Mezûniyyet almış Sıbgatullah'dan
Bekâbillah olmuş fenâfillahdan
Hiçbir nefes hâlî değil Allah'dan
Herbir alkışları Pîr-i Tâgî'nin

Gavsülazam Pîri Şâh Sıbgatullah
Çoktur kapısında Ârif-i billah
Kâim-makâmıdır hasbetenlillah
Haktır her işleri Pîr-i Tâgî'nin

Çok sâlikler seyrân eyler semâda
Kimi müsemmâda kimi esmâda
Nisbetleri gezer fevkal-ulâda
Çok hulle-pûşları Pîr-i Tâgî'nin

Recâm budur senden Hazret-i Pîr'im
Bu kapıda ben bir âsî kemterim
Salih'i de eyler Sâmî serverim
Makbûl olmuşları Pîr-i Tâgî'nin


Açıklamalar

Mest-i medhûş: Dehşete düşen sarhoş (Aşk cezbesi ile hayran).

Seyf-i Rahmân: Allah'ın kılıcı.

İsmâil mânendi: Hz. İsmail benzeri.

Ser-keş: İnatçı, itaatsiz.

Bende: Kul, köle, bağlı.

Alkış: Dua, medih, övgü.

Kâim-makâm: Birinin yerine geçen, vekil.

Hasbetenlillah: Allah rızası için.

Esmâ-müsemmâ: İsim ve ismin sahibi.

Fevkal-ulâ: Çok yüksek.

Hulle pûş: Hulle giyen, Cennet elbisesi giyen.

Âsî kemter: İsyankâr ve aşağılık.