Güzeller şâhısın hûblar sultânı
Yandırır derûnum sevdâ-yı zülfün
Vechinde yazılmış Sebul-Mesânî
Hıfz eylemiş okur şeydâ-yı zülfün

Saâdet kişveri saçmış rahtını
Mülk-ü hüsnün zabt eylemiş tahtını
Bülbül tâ ki gözler gülün vaktini
Eder kaşlar ile gavgâyı zülfün

Nûr-u siyâh ile bürünmüş nikâb
Aceb bilmem kimden eyler ihticâb
Seher yeli vurur eyler feth-i bâb
Arz eyler Mecnûn'a Leylâ'yı zülfün

Bir Yûsuf-u cemâl server-i hûbân
Hazret-i Sâmî'den gösterir nişân
Kâbil mi vasfını şerh etsin zebân
Yandırır büsbütün dünyâyı zülfün

Sekiz sıfat üzre gördüm bir cemâl
Her bir sıfâtında vardır bin kemâl
Hâl-i hindû askeriyle mâl-e-mâl
Kuşatmış cennetül-me'vâyı zülfün

Hûblar meydanında Yûsuf-u Sânî
Harâca bağlamış hem Gürcistân'ı
Al yanak üstünde eyler seyrânı
Gözetir gonca-i hamrâyı zülfün

Tîr-i müjgânların kaşların yaydır
Gedâ değil Salih sâyende baydır
Zîr-i ebrûlardan seyr eden aydır
Ref eyle seversen Mevlâ'yı zülfün


Açıklamalar

Zülfünün sevdası içimi yandırır (Zülf, velilerdir).

Alnında Fatihayı şerif yazılıdır.

Zülfünün sevgisine tutulmuş ezberlediğini okur.

Kişver: Ülke.

Raht: Cemaat, topluluk.

İhticâb: Utanır, çekinir.

Server-i hûbân: Güzellerin lideri.

Zebân: Dil, lisan.

Allah'ın sekiz sıfatını toplamış güzel.

Siyah benlerle dopdulu.

Gonca-i hamrâ: Gül goncası, kırmızı gül.

Tîr-i Müjgân: Kiprik oku, ok gibi kiprik.

Gedâ - bay: Fakir - zengin.

Zîr-i ebrû: Kaş altı, gözler.