Niçin nerm olmadın ey dil ki kalbin katıdır taştan
Özün fehm et ferâgat eyle gel bu ceng ü savaştan
Otur meydân-ı vahdette geçip bu cân ile baştan
Halîlullah gibi pervâne ol dönme bu âteşten
Haber almak dilersen hâl-i aşkı sor belâkeşten

Hebâya verme gel ömrün ara bul kâmil insânı
Halâs olup tenezzülden geçegör işbu meydânı
Bekâ semtine azm eyle terakkîden olup fânî
Halîlullah gibi pervâne ol dönme bu âteşten
Haber almak dilersen hâl-i aşkı sor belâkeşten

Otur meyhâne-i gamda yürek kanın şarâb olsun
Dü çeşmin çeşme-i hûnâbı kıl bağrın kebâb olsun
Gıdâyı rûha ver kût-u kulûbun feth-i bâb olsun
Halîlullah gibi pervâne ol dönme bu âteşten
Haber almak dilersen hâl-i aşkı sor belâkeşten

Ayırma sem'ini Hak'tan gözün mir’ât-ı Ahmed kıl
Eriş kalb-i selîm içre refîkın peyk-i hazret kıl
Kelâmın hüccet-i bürhân şühûdun ayn-ı vahdet kıl
Halîlullah gibi pervâne ol dönme bu âteşten
Haber almak dilersen hâl-i aşkı sor belâkeşten

Girip vahdet sarâyında kubeb-i Hak'da mestûr ol
Kelâmın sem'in olsun Hak dahi Hak ile manzûr ol
Pîr-i Sâmî'ye kul ol Salihâ izzetle mesrûr ol
Halîlullah gibi pervâne ol dönme bu âteşten
Haber almak dilersen hâl-i aşkı sor belâkeşten


Açıklamalar

Nerm: Yumuşak.

Dil: Gönül.

Fehm: İdrâk.

Ferâgat eylemek: Vazgeçmek.

Belâkeş: Belâ çeken.

Hebâ: Harcama, boş.

Halâs olmak: Kurtulmak.

Bekâ: Sonsuz, ebedi.

Dü çeşm: İki göz.

Çeşme-i hûnâb: Kanlı su akan çeşme.

Gıdâyı rûha ver, kalbin gıdası kapıyı açsın.

Kût-u kulûb: Kalplerin gıdası.

Sem: Kulak.

Refîk: Arkadaş.

Girip vahdet sarayında Hak kubbesinde gizlen.

Sözünü kulağın işitsin, toprakla toprak ol.

İzzet: Azamet ve yücelik.

Mesrûr: Sevinç.