Gel ey derd ehli maşûkun sakın kaçma cefâsından
Bu bir gülzâr-ı fânîdir ne tutmuşsun yakasından

Gülistânı gülü hârdır dolu akreb ile mârdır
Yediğin giydiğin nârdır usanmazsın belâsından

Unuttun ahd-i mîsâkı cemâli nûr-u müştakı
Ne çok sevdin bu âfâkı geçemezsin hevâsından

Ne için âleme geldin ne için nefse kul oldun
Ne öğrendin neler bildin ne kesb ettin sivâsından

Bu derdin çâresine bak derûnun aşk oduna yak
Seni eylemesin ihrâk soyun gaflet libâsından

Dünyadan el çek ol fânî ara bul kâmil insânı
Kılagör derde dermânı meded iste atâsından

Olardır vâris-i Ahmed olardır sâhib-i himmet
Olardır âleme rahmet alan feyz-i Hudâ'sından

Karışma hikmete ey cân deme bu yahşi bu yaman
Muhabbet âteşine yan doyulmaz hiç safâsından

Sana şeyhin yeter bürhân içip vahdet meyinden kan
Haber al sırr-ı "er-Rahmân alel-arşistevâ" sından

Kemâl-i kudretin izhâr kılıp ol Hazret-i Cebbâr
Kimini kıldı ehl-i nâr celâli iktizâsından

Kimini eyledi mesûd kimini eyledi mesdûd
"Ene'l-Hak" söyledi Nemrud olub merdûd hatâsından

Kimini eyledi makhûr kimini eyledi mâmûr
"Ene'l-Hak" söyledi Mansûr olup mesrûr atâsından

Görün şehzâdeler noldu birisi sararıp soldu
Biri susuz şehîd oldu bu aşkın mâcerâsından

Bilinmez âlemin fendi bozulmuştur cihân şimdi
Velîler gözlerin yumdu bu asrın dil-rübâsından

Eger himmet erişmezse pîrimiz Şeyh-i Sâmî'den
Halâs olmaz gönül şehri cehâlet kir ü pâsından

Bu Salih sâye-i Sâmî'de yâ Rab kâmıyâb olsun
Diler kim aynına çeksin basîret tutîyâsından


Açıklamalar

Mâr: Yılan.

Kâlu belâ'daki vaadini, oradaki Cemalullahı unuttun.

Âfâk: Dünya.

Kesb etmek: Kazanmak.

Sivâ: Başka, gayri.

İhrâk: Yakma, ateşe atma.

Atâ: İhsan, bağış.

"Allah'ın Rahman ismi arşı kapladı: (Taha; 5)

İktizâ: Lazım gelme, gerekme.

Mesdûd: Nasibi yok.

"Ben Allah'ım" diyen Nemrud, Hak kapısından kovuldu.

Makhûr: Kahredilmiş.

"Allah bendedir" diyen Mansûr ihsana uğradı.

Dil-rübâ: Sevgili, gönlü kapan.

Kâmıyâb: Talihli, bahtiyar, mutlu.

Ayn: Göz.

Tûtîyâ: Göze çekilen sürme.