Mâlikimin mülküne mihmân oluram kime ne
Sânî'in sun'un görüp hayrân oluram kime ne

Gâh oturup derd evinde beklerem Eyyûb gibi
Dost yolunda cân verip kurbân oluram kime ne

Gâh olur perrende-vârî seyr ederem âlemi
Gâh durup bir kûşede pinhân oluram kime ne

Gâh firâk-ı hasret-i yâr ile mahzûn oluram
Gâh açılıp gül gibi handân oluram kime ne

Gâh oluram çok muhannet bir megesten korkaram
Gâh olur ki bir kağan arslan oluram kime ne

Gâh olur eğnime şaldan giyerem atlas harîr
Gâh olur ki soyunup uryân oluram kime ne

Gâh Nesîmî-veş bu cismim cildini üzdürürem
Her belâ çevgânına kalkan oluram kime ne

Ümmiyem ben zerre denli ilme yoktur tâkatim
Gâh olur ilm ile bî-pâyân oluram kime ne

Gâh giderem halk içinde lâübâlî söylerem
Gâh huzru pîre varıp fâni oluram kime ne

Gâh girip bâzâr-ı aşk içre oluram muhtesib
Hakkı bâtıldan seçip irfân oluram kime ne

Gâh olur ehl-i cehennem yakaram bu âlemi
Gâh behişte hûrî vü gılman oluram kime ne

Gâh girip zindân içinde beklerem Yûsuf gibi
Mısr-ı dilde gâhi de sultân oluram kime ne

Gâh gönül bahri coşup ağzım döker dür-dâneler
Gâh olur bildiklerim nisyân oluram kime ne

Pîr-i Sâmî şeyhimizdir ben bir ednâ Salihem
Sâyesinde vâsıl-ı cânân oluram kime ne


Açıklamalar

Perrende-vârî: Uçar gibi, uçarak.

Pinhân: Gizli, saklı.

Firâk-ı hasret: Ayrılık hasreti.

Meges: Sinek, böcek.

Kağan arslan: Kükreyen aslan.

Eğin: Omuz, sırt.

Atlas harîr: Saf ipek örtü.

Nesîmî-veş: Nesîmî gibi (derisi yüzülmüş).

Çevgân: Sopa, değnek.

Ümmî: Okuyup yazma bilmeyen.

Bî-pâyân: Sınırsız, sonsuz.

Fânî: Yok, yokluk.

Muhtesib: Belediye memuru, zabıta, polis.

Behişt: Cennet.

Mısr-ı dil: Gönül şehri.

Dür-dâne: İnci danesi, büyük inci.

Nisyân: Unutma.

Ednâ: Aşağı.
:::