Bahr-ı aşkın katresi ol sohbet-i Mevlâ ile
Katreler deryâ olur cemiyet-i kübrâ ile
Mekteb-i aşka girip oku hakîkat dersini
Müddeî lâf eyleme gel bir kuru davâ ile
Ehl-i aşkın derdinin dermânı vuslattır begim
Sen benim derdime dermân olamazsın ey hekim
Öyle bir sultâna hâdim olmuşam âlemde kim
Bir nefesi ayrı değildir Hazret-i Mevlâ ile
Hazret-i Pîrim delîlimdir halîlimdir benim
Dil sarâyı ravza-i beyt-i celîlimdir benim
Ana teslim ettiğim nefs-i zelîlimdir benim
İnkıyâd ettim bıçağa uymuşam İsmâîl'e
Okuruz ders-i "aref"ten Hızr'ın olduk mahremi
Bülbülü bâğ-ı hakîkat güllerinin şebnemi
Nûrumuz nûr-u Muhammed nefhamız Âdem demi
Hemdemiyiz Sûr'a hâcet kalmadı İsrâfîl'e
Ten ile âbım turâba nâr ile bâdım hevâ
Cânımı cânâna verdim aradan çıktı sivâ
Nokta-i sırrım semâ "Rahmân alel-arşistevâ"
Kabz için bir ihtiyâcım kalmadı Azrâil'e
Gönlümün şehrinde şeyhim oldu seyrânım benim
Pîr-i Sâmî Hazreti feth etti meydânım benim
Eşk-i çeşmim rûz u şeb seylâb-ı bârânım benim
Teşnelikte ihtiyâcım kalmadı Mikâîl'e
Hamdulillah ermişim bir server-i hünkâra ben
Fârîg-ı âzâde oldum düşmezem efkâra ben
Salihem sıdk ile verdim dilimi dildârâ ben
Mekteb-i aşk içre hâcet kalmadı Cebrâîl'e
Açıklamalar
Bahr-i aşk: Aşk denizi.
Katre: Damla.
Cemiyet-i kübrâ: Büyük cemiyet, kalabalık.
Müddeî: İddiacı, itirazcı.
Vuslat: Kavuşma, Allah'a ulaşma.
Halîl: Sevgili.
Ravza-i beyt-i celîl: Allah'ın evi, hanesi.
Nefs-i zelîl: Aşağılık nefis.
İnkıyâd etmek: Boyun eğmek.
Şebnem: Çiğ tanesi.
Nefha: Soluk, nefes.
Sûr: İsrafil'in kıyamette üfleyeceği boru.
Toprak, su, ateş ve hava: Dört unsur.
Sivâ: Gayri, başka.
"Rahmân alel-arşistevâ": Allah'ın Arş'a hükmetmesi sırrına işaret eden ayet ifadesi.
Kabz etme: Can alma.
Gece gündüz gözyaşlarım çağlayıp akar.
Seylâb-ı bârân: Yağmurdan meydana gelen büyük su, sel.
Teşne: İstekli, susamış.
Fârîğ-ı âzâde olmak: Vazgeçip kurtulmak.