Page 123 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 123
Teveccüh Sohbetleri 119
Öyleyse biz nefis mücadelesini neyle yapacağız?
En evvel kalbimize gelen kötü şeyleri fiiliyata getirmemek, onu olduğu gibi atmak.
Yani kalbî cihat farzdır.
Kalbe gelen bir şey mani değildir; durursa mani olur, yerleşirse mani olur.
Çünkü bak! Bir insan, bir hak talibi hali, fiili ve ameliyle yükseliyor, terakki ediyor.
Fiiliyatı iradesine verilmiş, ameli iradesine verilmiş ama hâl iradenin dışında kalmış.
Yani senin istemediğin bir şey gönlüne geliyorsa, bak, bu senin iradenin dışındadır.
Eğer iraden dâhilindeyse gelmesin, niye geliyor? İraden dâhilinde değil.
Fakat o gönlüne geleni atmak senin iraden dâhilindedir; atarsın, cihadını yaparsın.
Çünkü atmazsan o orada duracak, yerleşecek. Belki o seni fiiliyata geçirecek. Ama
atarsan kurtulursun ondan, fiiliyata da geçmezsin ve kalbini de temizlemiş olursun. Bir
an evvel kalbini de temizlemiş olursun. Geleni atarsın, geleni atarsın, geleni atarsın,
neticede nihayet bu sona erecektir.
Onun için insanların kalbini bir suya temsil etmişler. Bak, ne güzel misaller veriyorlar.
Bir suya temsil etmişler. Fakat bir cârî akan nehir var, bir de göl suyu var. İkisi de su.
Cihat yapan kalp, o cârî akan bir nehir gibidir. Bütün insanlar, sokak zibilini, ev zibilini
o nehre dökseler nehri kirletebilirler mi acaba? Kirletemezler, nehir vurur, götürür.
Ama o göl suyuna insanlar zibilini attığı zaman, o göl suyunu kirletir.
Demek ki burada cihat yapan kalp cârî bir nehirdir, cihat yapmayan kalp de göl
suyudur.
Evet, teveccühün başından sonuna kadar kalbinizi boşaltacaksınız, kalbinize geleni
atarsınız. Allah ile meşgul edeceksiniz, Hazreti Resulullah ile meşgul edeceksiniz.
Rabıtanız kalbinizde karşınızda olacak. Rabıta karşınızda, kamçı elinde seni daima
kamçılıyor. Diyor ki:
—Gönlündekileri at. Allah’ı unutma...
Seni daima kamçılıyor. Rabıta karşınızda, Allah kalbinizde olacak. Amelin
başlangıcından sonuna kadar geleni atacaksınız.
Başlangıcı ne zaman, sonu ne zaman?
Başlangıcı, amele başlamak için, tabii onu usulünce oturttururlar, sıra sıra namaz safı
gibi; fakat arkalı önlü değil arka arkaya oturttururlar. Oturduktan sonra amel
başlayacağı zaman “Estağfurullaaaaah” bir nida olur. İşte orada umumiyetle gözler
yumulur.
Dikkat edin, tekrar ediyorum! Biz bunu defalarca tekrar ediyoruz, yine teveccühte gözü
açık görüyoruz. Göz açık olunca, feyiz gelmez, muhabbet gelmez. Çünkü bu göz
maddedir, bu maddeyi görür; manayı göremez. Ama şüphe yok ki burada gözler hep
yumulursa burada mana tecellî edecek. Yani o Allah’ın Cenabı Hakk’ın esma nuru,
sıfat nuru, zât nuru tecellî edecek.
İnandığımız ve göremediğimiz bilhassa ervah, Evliyâullahın ervahı “Hay”dır. Bak!

