Page 127 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 127

Teveccüh Sohbetleri                                                    123

          gözlerinizi açmayın bakmayın, kim olursa olsun. Ağlayana da bakmayın, çırpınana da
          bakmayın, bağırana da bakmayın. Cezbe haktır, Hak’tandır.

          Onun için burada bu niye bağırıyor? Cenabı Hak ona ihsan etmiş, sen de gıpta et ona.
          Eskiden cezbeye çok gıpta vardı.  Yani cezbesi olmayanlar cezbesi olanlara
          heveslenirlerdi, bizde de  olsaydı derlerdi.  Şimdi de işte zaman icabı cezbeyi  tenkit
          ediyorlar.

          Niçin? İşte:
                  İlim olmazsa cihanda, insanlar azar kalır yabanda
          İlimden mana tabii ki; şeriat, tarikattır.
          Bugün şeriatın ismini anmak suç oldu. Tarikatın ismini anmak suç oldu. Hâlbuki şeriat
          da Allah yolu, şeriat da Allah’ın emri; tarikat da Allah yolu, tarikat da Allah’ın emri.
          Yalnız, mademki bu şeriat da Allah’ın yolu, tarikat da Allah’ın emri ise buradaki fark
          ne?
          Buradaki fark şudur ki: Tarikat da Allah’a giden bir yoldur, o delilli bir yoldur. Şeriat da
          Allah’a giden bir yoldur, o delilsizdir. Her ne kadar şimdi zamanımızda delil Kur’an’dır,
          delil Kitap’tır deniliyor, delil peygamberdir deniliyor. Eğer delil peygamber ise varisi
          enbiya olmasaydı.  İlelebet, sonuna kadar bu meşayihler olmasaydı, arada bunlar
          olmasaydı. Peygamber Efendimiz’in bu tarikatı kıyamete kadar yürümezdi, gitmezdi.
          Kendisiyle beraber tarikatı giderdi, sadece şeriatı kalırdı. Öyleyse tarikatsız da olmaz.
                 Şeriat, tarikat yoldur varana
                 Hakikat, marifet ondan içeru

           İşte tarikat olursa, bak daha evvelce,
                 Delil eyle o zâtı evliyayı
          Yani tarikat da Allah’a giden bir yoldur, yine zâhirde vasıtası şeriattır. Şeriatta kıl kadar
          eksikliğin varsa senin vasıtan bozulmuş; senin ayağın kırılmış, yürüyemezsin,
          gidemezsin.  Şeriatta eksikliğin olursa vasıtan bozulmuş, gidemezsin; ayağın kırılmış
          gidemezsin. Çünkü  şeriatın tamamı ile tarikat oluyor.  Şeriatın tamamı tarikatın
          başlangıcı, şeriatın nihayeti tarikatın başlangıcıdır.
          Onun için:
           Cismiyle Şeriatta, aklı ruhuyla Tarikatta, sırrıyla ila Vuslatta olunacakmış
          buyruluyor değil mi?

          Evet, işte tarikatı olmayanın yolu da Allah’a giden bir yoldur ama o yolda eşkıyalar var,
          vurucular var. Ama tarikatın olursa yine o yoldur ama o yol emniyete alınmış. O yolda
          eşkıya, vurucu, kırıcı yoktur. Orada aldatıcı, sapıtıcı da yoktur.
          Bu nedir?
          Bu da işte zamanımızda bakın, sünnetlerin yerini  bid’atler almış. Kitap, sünnet var.
          Peki, sünnetsiz, kitap insanı kurtarıyor mu?  Kurtarmıyor.  Şimdi zamanımızda
          sünnetlerin yerini bid’atler almışlar.
   122   123   124   125   126   127   128   129   130   131   132