Page 267 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 267
Teveccüh Sohbetleri 265
Bir hesapta da sevmeyen için zindandır, seven için zindan değildir. Bunun da Zâhir
anlamında sevmeyenler için zindandır. Sevilmeyen bir şey, zindan sevilir mi? Sevilmez.
Niçin? Sevmeyenler burada karanlıkta ama buranın karanlığından kurtulacak,
zindandan kurtulacak. Evet;
Bu berzah âlemin geçmek dilersen
Bekâ gülşanına göçmek dilersen
Evet, dünyayı sevenler için de burası zindan değil ama o da geçecek ve geçtikten sonra
o karanlığa düşecek. Dünyayı sevmeyenler için burası şimdi karanlıktır, ama öldükten
sonra bu karanlıktan kurtulacak.
Hani bir insanın sevmediği şey var, ondan uzaklaştı mı ondan kurtulur. Ondan
kaçtıktan sonra ondan kurtuldu. Sevmediğin bir insan var, senin üzerine geliyor, sen de
kaçıyorsun. Ne zaman ki ondan kaçtın, ayrıldıysan bak, onun zulmünden kurtuldun.
Evet, dünyayı sevenler için de zindandır, sevmeyenler için de dünya zindandır. Zaten
öyle buyruluyor “Dünya nârdır, nurdur”. Ehlinin elinde nurdur; nâehlinin eline geçerse
nârdır. Böyle olduğu gibi, mümin dünyayı sevmez. Sevmez ama ölecek tabii,
öldüğünde bunun şiddetinden, hilesinden, çirkinliğinden, karanlığından,
meşakkatinden kurtulacak. Ama bir de var ki dünyayı seviyor, o çok sevdiği dünya için
ne buyurulmuş:
Ne çok yedin bu zehirli gıdâyı
Erenler elinden iç bir bâdeyi
Ta'mîr et öteyi yık, bu odayı
Harâb et kalmasın taş üstünde taş
Evet, efendiler! Allah’a şükür, çok şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun. İşte
Evliyâullahın iki yönü vardır: Zâhiri var; bâtını var. Biz zâhirine uyacağız. Zâhirine
uyacak isek, işte onun amellerini, onun sözlerini, onun hareketlerini, yaşantısını,
kıyafetini nasılsa bundan bize örnek yapacağız. Ne görmüşsek orada biz de onu
işleyeceğiz. Onda görmediğimiz bir şeyi işlemeyeceğiz.
Çünkü niçin? Zaten kitaptan sünnetten ayrılmak bizi helak ediyor. Ama zamanımızda
şimdi kitabı, sünneti hep biliyor muyuz? Her ne kadar Cenabı Hakk’ın zâhirde bir emri
var; Cenabı Hak, “vekûnû meassadıgiyn.” , Sadıklarla olun buyuruyor.
4
Bu ayeti kerimeye dikkat edin; burada “Sadık olun.” buyurmuyor. “Sadık olun.”
buyursaydı herkes kendisini sadık edebilirdi. Ama “sadıklarla olun.” buyuruyorsa,
demek ki bir âlime veya bir meşayihe ihtiyaç vardır. İkisine de ihtiyaç vardır. Ama sen
meşayihi buldunsa daha senin âlime bir ihtiyacın olmuyor. Ama ne kadar âlimi bulsan
yine bir meşayihe ihtiyacın var. Onun için bu kelamda:
Delil eyle ol zâtı evliyayı
Buyuruyor. Niçin bak, müridin bir tanesine, âlimin bir tanesi sormuş, demiş ki:
4 Tevbe Suresi 119

