Page 271 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 271

Teveccüh Sohbetleri                                                    269

          Peki, bizimkiler de mi? Yok, hayır. Bizim ruhumuz  nefse  mağlup olmuştur. Nefis
          bizim ruhumuzu mağlup etmiştir.

          Ama onların ruhu nefsi mağlup etmişler. Nasıl mağlup etmişler? Onlar bir meşayihe
          hizmet görmüşler de meşayih vasıtasıyla onların ruhları terakki etmiş.
          Burada meşayihin iki nuru; rabıta nuru,  velâyet nuru  olduğuna göre, zâhirde rabıta
          nuru müridin nefsini  ıslah ediyor,  terbiye ediyor.  Bunun da görüntüsü  şudur ki;
          Meşayihi kendimize örnek edeceğiz ve daima onun izinde olacağız. Ona muhalif bir
          şeyimiz olmayacak.  Onun  şerefini muhafaza  edeceğiz, sözümüzle, hareketimizle,
          yaşantımızla, kıyafetimizle muhafaza edeceğiz. Budur görüntüsü.
          Evet, bir de  velâyet nuru var ki; velâyet  nuru da bizim ruhumuza hizmet görüyor.
          Bundan  bizim  haberimiz yoktur. Bak! Peygamber  Efendimiz ne buyurdu?  “Benim
          mürebbim rabbim, rabbim beni terbiye etti.” 6  buyuruyor. Peygamber Efendimiz belli
          bir aileden geldi, belli bir yerden doğdu. Yetim idi, medrese görmedi, baba görmedi.
          Ondaki ilim neydi? Ondaki ilmi Allah onun ruhuna iltifat etmiş. Ruhuna öğretmiş o
          ilmi. Şimdi onun için kelamı kibarda geçiyor.

                 Özün bir pîre teslim et mudâvim ol kapısında
                 Meşâyihden murâd şâhım mürebbî kâmil olmaktır
          Veyahut da:
                 Özün bir pîre teslim et mücavir ol kapısında
                 Meşâyihden murâd şâhım mürebbî kâmil olmaktır

          Bir mürşide kendini teslim  et,  diyor. Onun  kapısında mücavir veya  müdavim ol.
          Mücavir komşu ol manasına, müdavim ol da tabi olmak. O mürebbidir, mürebbi
          demek üstattır, o seni yetiştirecek. Seni neye yetiştirecek? Duvarcılık mı öğretecek veya
          sıvacılık mı öğretecek, sanatkârlık mı öğretecek, doğramacılık mı? Hayır, bunlar değil.
          Senin ruhuna mürebbi olacak, ruhun bir tahsili var, bunu yaptıracak.
          Evet, müridin  ruhunun tahsili  vardır. Tarikatta da  aynı zâhirdeki gibi tahsil vardır.
          Zâhirde  ne varsa bâtında onun bir  misali  vardır, temsili vardır. Nasıl ki, bir  talebe
          okumak için evvela ilkokula gidiyor, orada ilkokulu okuyor, diploma alıyor. Diplomayı
          aldıktan sonra nereye  kaydoluyor? Ortaokula, diploması olmasa  ortaokula
          kaydetmezler. Diploma ile oraya gidecek ki alsınlar.
          Evet, fenafillah âlemi var. Bir de fenafillah, bekabillah, seyriilallah vardır, değil mi?
          Bir de Ruh-u Revânî makamı, Ruh-u Sultânî makamı, Ruh-u Nurânî makamı vardır.
          Bak, bunlar ruhta vardır.
          Evet, işte bir mürit tarikata girip de  meşayihine kendisini teslim ederse,  zâhirde
          hizmetini görürse, onun ruhuna da bir iltifat olursa, meşayihinden himmet alırsa bu
          tahsili yapmış oluyor.
          Bak bu iki cümle bunu anlatıyor; ‘Baba himmet, oğul hizmet’. Hizmet görür, himmet
          alırsa en evvel o fenafişşeyh olacak. Fenafişşeyh olmak için  şeyhini canından fazla


          6  Tırmizi Menakil 1 Müsned 4.Bab S.66
   266   267   268   269   270   271   272   273   274   275   276