Page 270 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 270

268                                                          Gülden Bülbüllere

          İşte bu varlığından kurtulandır. Onun yine varlığı  görünür ama peki nasıl görünür
          onun varlığı? Cansız bir cemad.

          Bu kadar cemadlar var, bu kadar insan suretinde yapılmış heykeller var, canları yok.
          İşte varlığından kurtulan öyledir. Fakat diyeceksin ki o nasıl hareket ediyor, o cansızsa
          nasıl hareket ettiriyorlar? Bir manevi güç var. Ne var? Cereyanla hareket ediyor.  İşte
          Allah’ın cereyanı da ona hareket ettiriyor.

          Evet, Evliyâullah’ın zâhiri  rabıta  nuru, bizim zâhirimizi ihâta etmiş. Ona zâhirden
          uyacağız, ona tabii olacağız.

          Bâtınıyla da bâtınımızı ihâta etmiştir.  Velâyet nuru da ruhumuzu ihâta etmiştir,
          bundan bizim haberimiz yoktur. İşte bu hareketler, bu cezbeler, bu muhabbetler, bu
          cümbüşler hep ondan geliyor. Bak!  Yine geçer:

                 Gelin ey yâr-ı sâdıklar
                 Bu meydân-ı muhabbettir
                 Bütün cem olsun âşıklar

                 Bu meydân-ı muhabbettir
                 Pirimiz Sâmî Hazrettir

                 Gelin dergâha dervişler
                 Kılalım zevk ü cünbüşler
                 Huda'nındır kamu işler

                 Bu meydân-ı muhabbettir
                 Şefîimiz Muhammed'dir
          Evet, efendiler! dergâhtan mana burasıdır. Allah için bir  araya  gelip, Allah için
          konuşanlar, Allah’ı zikredenler. Burası onun için yapılmıştır. Bütün ihvan için, bütün
          gelen cemaat için çok hayırlı uğurlu etsin.

          Allah, Cenabı Hak fırsatımızı kaldırmasın, Cenabı Hak bu fırsatımızı daima ihsan etsin.
          Sonra dua edelim, bu seçimi Cenabı Hak Habibi hürmetine, azamet’i şanı hürmetine
          minelevvelilelahir sevdikleri hürmetine,  bu amelimizin  hürmetine,  bu seçimi Cenabı
          Hak Müslümanların lehine çevirsin. Eğer bir Müslüman devlet gelirse başımıza, ne
          olur? Amelimizi daha serbest işleriz, daha rahat işleriz.
          Evet,  ne zaman ki bir insan velâyete dâhil  olursa, o zaman velâyeti anlar, yoksa
          anlayamaz. Ama Allah’a şükür inanmışız. Velâyete olan inancımız bizi buraya topladı.
          Velâyet sahibi de bir cisim sahibidir. Peygamberler de zâhirde bir cisimle gelmişlerdir.
          Velîler de  bir cisim sahipleridir. Ama  bu cisim sahibi  olan velîyi herkes görüyor  ve
          cisimle gelen peygamberi hep gördüler. Gün gibi aşikâr oldular ama bak inanmayanlar
          da oldu.
          Öyleyse  bu velîler de bir  cisim sahibidirler. Fakat  onların cisimleri ancak bir  alet
          olmuştur. Ruhlarının bir aleti olmuştur.
   265   266   267   268   269   270   271   272   273   274   275