Page 265 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 265
Teveccüh Sohbetleri 263
Beşerden maksat burada ümmi olan kişi demek istemiş. Zaten kendisi de (Sâlih Baba)
ümmi imiş.
“Gâhi şecerden söyler ol.” Hazreti Musa Kelîmullah’ın asasını burada zikrediyor.
“Gâhi hacerden söyler ol.” Hazreti İsa’nın da ona hizmet gören taşı.
“Gâhi beşerden söyler ol.” da kendisi.
Kendisinde olan bir iltifatı, kendisinde olan bir himmeti söylemiş. Halbuki ümmiymiş,
ilmi yok imiş. Ama Allah ona öyle bir ilim vermiş ki bütün ilimlerin başını vermiş.
Ama ne olmuş tabii:
Söyleyen Sâlih'dir, amma söyleten Sâmi'durur
Bulmak istersen birâder böyle bir sultân ara
Şimdi efendiler, Allah hepinizden razı olsun, Allah hulûsunuzun, ihlâsınızın bârını,
meyvesini yedirsin. Allah emeklerinizi zayii etmesin, ırak yerlerden geldiniz. Maddiyat
harcadınız, yoruldunuz. Ama tabii ki Cenabı Hak hâşâ emek zayii etmez.
Bizim tarikatımızda hizmet zayii olmaz. Mübarek Şeyh Efendimiz buyuruyor ki:
“Müridin hizmetinin bir habbesi bile zayii olmaz.” Habbe demek çok basit olan bir
şey, çok ufak hizmeti dahi zayii olmaz.
Onun için bizim tarikatımızda çok önemlidir; ‘Baba himmet, oğul hizmet.’ buyrulmuş.
Himmetten maksat Evliyâullahın bize olan manevi yardımıdır.
Hizmetten mana da bizim ona tâbî olmamız, onun şerefini muhafaza etmemiz,
tarikatımızın veya mürşidimizin şerefini muhafaza etmemizdir.
Bizim tarikatımız Nazenin Tarikatı, bir ismi Nazenin Tariki, bir ismi Azizan Tariki, bir
ismi de Hâcegan, Hocalar Tariki; çünkü bütün büyük hocalar, âlimler bizim
tarikimizden geçmişler.
Azizan kıymetli demek; nazenin çok kibar, nazik bir tarik, kibar bir tarik. Onun için
işte burada Allah’a şükür bu günde Cenabı Hak bize bir gün ihsan etti. Bugünümüzü
Cenabı Hak her zaman için bize nasip etsin.
Evet, tarikatımızın büyük ameli teveccühtür. Başka hiçbir tarikatta bu amel yoktur.
Nasıl bir amel ki bak! Şarktakini, garptakini, cenuptakini hepsini toplamış. Türkiye
çapında bak, burada toplanmış her vilayetten insan var. Ne toplamış? Bu amel
toplamış. Bu amel onun için büyük amel. Büyüklerimizin ameli olduğu için biz bunun
taklidini yapacağız. Hâşâ, biz bunun ehli değiliz. Taklitten tahkike döner mi? Döner.
Niçin? Buyurmuş:
Âteş-i aşkınla yandır Sâlih'i
Şarâb-ı lebinle kandır Sâlih'i
Taklitten tahkîke döndür Sâlih'i
Affeyle hizmette noksânımız var
Bizde bunun taklidini yapacağız, tahkîki değil ama taklitten tahkîke döner mi? Döner,
dönderirler onlar. Çünkü niçin? Bak! Bir kelam var. Bu kelam ne güzel bir kelam.

