Page 274 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 274

272                                                          Gülden Bülbüllere

          Bak, ne olmuş? Bütün eşyada şeyh efendisini görmüş. Bir Mecnun, on paralık bir kıza
          âşık oldu da o kızın yüzünden bütün eşyada Cenabı Hakk’ın sıfatını seyretmedi mi?
          Kendisi de olmadı mı?
          Allah’ın sıfat nuru onda tecellî etti. Onun için bak, buyuruyor:
                 Bil emânettir muhabbet sana Mevlâ'dan gelir

                 Doğru Mecnûn oldun ise bil ki Leylâ'dan gelir
                 “Küntü kenz”in mebdeidir arş-ı a'lâdan gelir
          “Küntü kenz’in mebdei” ne burada? Küntü kenz’in mebdei var ya; O Cenabı Hakk’ın
          zâtıdır. “Biz bir gizli hazine idik.” 11  buyurmuş.
          Ama arş-ı âlâ demek; Allah’ın en yüksek makamı, oraya ulaşamayan Allah’a ulaşamıyor.
          Yoksa aslında Cenabı Hakk’a mekân yoktur. Yerde midir gökte  midir orda mıdır
          burada mıdır? Allah mekândan münezzehtir ama mekânlara da sığmaz. Bu ne demek
          oluyor böyle? Ama ikisi de kitabımızda  bahsediyor, ulema daim  bunun vaazını bize
          yapıyor, sohbetini yapıyorlar.

          İmanın  şartının başta geleni “amentu billâh” Allah’a inanmak,  nasıl inanmak? Allah
          vardır, Allah birdir. Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. Kemal sıfatlarla muttasıftır.
          Cenabı Hak mekânlara sığmaz, her yerde hazır ve nazır değil mi? Allah’a iman budur.
          Ama yalnız, Allah’ın sıfat nuru var, Allah’ın esma nuru var, Allah’ın zât nuru var. Ayet-
          i kerimede Cenabı Hak buyuruyor ki: “Bu eşyayı ilmi ile ihâta etmiştir” 12 , kuvveti ile
          ihâta etmiştir, azameti ile ihâta etmiştir.
          İlmi ile ihâta etmişse onu âlimler bilirler.

          Kuvveti ile ihâta etmişse daha fazla manevi kuvvet sahipleri bilirler.
          Azameti ile ihâta etmişse ancak Allah’ın azametine dâhil olanlar bilirler.
          Bu da insan  Allah’ın esma nuruna ulaşmışsa, bütün eşyada Allah’ın esma  nurunu
          görür.
          Allah’ın sıfat nuruna ulaşmışsa bir insan, bütün eşyada Allah’ın sıfat nurunu görür.

          Allah’ın zât nuruna ulaşmışsa bir insan, bütün eşyada Allah’ın zât nurunu görür.
          Bunlar böyledir tabii söylemekle anlaşılmaz ve bilinmez. Ancak bunları yaşayan bilir.
          Yaşamayan bunu anlayamaz.

                 Söz ile bir kalbe doğmaz ledünnî
                 Bütün âzâları dil olmayınca
          Evet, mademki ‘Bilinmez âlemin sırrı nihandır’,  büyük sır insandadır.

          Sende de gizli olan görünmeyen bir sır var. Ama o sır ne zaman açılır, neyle açılır?



          11  Fususül Hikem Trc. C.1, S.43
          12  Talak 65:12, Cin 72:28
   269   270   271   272   273   274   275   276   277   278   279