Bir meyden mestim ki ayık olmazam
Sâni'in sun'una fâik olmazam
Ne kadar medh etsem lâyık olmazam
Söylerem vasfını Pîr-i Sâmî'nin
Âşık Sâmî'nin sâdık Sâmî'nin cânân Sâmî'nin
İksîr-i azamdır Anın nefesi
Vücûdu enfâs-ı kudsün kafesi
Dest-i hayât ırmağının gurfesi
Dağılır elinden Pîr-i Sâmî'nin
Âşık Sâmî'nin sâdık Sâmî'nin cânân Sâmî'nin
Almıştır pîrinden âlî himmeti
İlm-i ledünnîdir her bir sohbeti
Günbegün artmakta şân u şöhreti
Bildim Mevlâsını Pîr-i Sâmî'nin
Âşık Sâmî'nin sâdık Sâmî'nin cânân Sâmî'nin
Anın dervîşleri kalmaz gaflette
Çoklarını irşâd eyler sohbette
Cemâlini görenler kalır hayrette
Mest olur yiğidi Pîr-i Sâmî'nin
Âşık Sâmî'nin sâdık Sâmî'nin cânân Sâmî'nin
Bir yüzü nûrudur biri nârıdır
Kâmillerin bu bir büyük kârıdır
Hâlidî kolunun ser-hünkârıdır
Şeyhi Abdurrahman Pîr-i Sâmî'nin
Âşık Sâmî'nin sâdık Sâmî'nin cânân Sâmî'nin
Salihem gâh yanar gâhî tüterem
Gâhî âteşlere cânım ataram
Gâhî de andelîb olup öterem
Girip ravzasında Pîr-i Sâmî'nin
Âşık Sâmî'nin sâdık Sâmî'nin cânân Sâmî'nin
Açıklamalar
Fâik: Üstün, diğerlerinden yüksek.
İksîr-i azam: İlâhî deva, şifa veren büyük iksir.
Enfâs-ı kuds: Mukaddes nefes.
Dest-i hayât: Hayat eli.
Gurfe: Çadır, köşk, yüksek yer.
Ser-hünkâr: Padişahların başı, büyük hükümdar.
Andelîb: Bülbül.
Ravza: Bahçe.