Derdli yürek âh eyleme
Derdine dermân ara bul
Her yerde derdin söyleme
Derdine dermân ara bul
Bir kâmil insân ara bul

Ten âlemi esfel-durur
Kavmi anın echel-durur
Dîv-i recîm erzel-durur
Derdine dermân ara bul
Bir kâmil insân ara bul

Çoğu bu halkın cinnîdir
Mümîn olana kinnîdir
Bazıları var sünnîdir
Cinni bırak cân ara bul
Bir kâmil insân ara bul

Nefsin-durur bunlar senin
Memlû-durur uzvun tenin
Bend etmek isterler cânın
Derdine dermân ara bul
Bir kâmil insân ara bul

Habs etme tende cânı sen
Düşmâna verme anı sen
Cehd eyle bul cânânı sen
Derdine dermân ara bul
Bir kâmil insân ara bul

Sâmî gibi sultâna var
Cân derdine dermâna var
Ol Hazret-i Lokmân'a var
Derdine dermân ara bul
Bir kâmil insân ara bul

Salih sözün dinle peder
Tedbîrine verme keder
Tedbîri de takdîr eder
Derdine dermân ara bul
Bir kâmil insân ara bul


Açıklamalar

Ten âlemi: Beden âlemi, maddî varlık dünyası.

Esfel: Aşağı, düşük, değersiz.

Akran: Eş, benzer, aynı seviyede olan.

Echel: Çok cahil, anlayışı kıt.

Dîv-i recîm: Taşlanmış şeytan, lanetlenmiş şeytan.

Erzel: Rezil, aşağılık.

Cinnî: Cin soylu, şeytanî özellik taşıyan.

Kinnî: Kinli, düşmanlık besleyen.

Mümîn: İnanan, iman sahibi.

Sünnî: Ehl-i sünnet inancına bağlı olan.

Memlû: Dolu, dolmuş.

Bend etmek: Bağlamak, engellemek.

Habs etmek: Hapsetmek, tutmak.

Cehd eylemek: Çalışmak, gayret etmek.

Cân: Can, ruh.

Cânân: Sevgili; tasavvufta Allah’ın sevgilisi veya ilâhî sevgili.

Kâmil insan: Manevî olgunluğa erişmiş, kemale ermiş kişi.

Hazret-i Lokmân: Hikmeti ve hekimliğiyle tanınan Lokman Hekim.

Peder: Baba, büyük, yol gösterici kimse.

Tedbîr: Önlem, çare arama.

Takdîr: Allah’ın hükmü, kader ve ilâhî düzen.