Oldum vatanımdan cüdâ
Görün beni aşk n'eyledi
Yaktı bizi aşk-ı Hudâ
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Bıraktı hicrân nârına
Bend etti zülfün dârına
Bilemedim efkârı ne
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Yakûb'u geçti hasretim
Eyyûb'u geçti mihnetim
Mahv oldu şân u şöhretim
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Gözyaşım ırmaklar gibi
Coşkun sular çağlar gibi
Derdim büyük dağlar gibi
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Bir sevdâya dûş olmuşam
Ben mest-ü medhûş olmuşam
Bir yuvasız kuş olmuşam
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Yandı ciğer oldu kebâb
Yüreğimin kanı şarâb
Oldu bu ten şehr-i harâb
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Sâmî gibi bir hazrete
Gönderdi beni vuslate
Eriştirip bu devlete
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Çok çektim ise iftirâk
Kalmadı gönlümde merâk
Aşkım bana oldu burâk
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Şeyhim benim sultân imiş
Hak'tan bize ihsân imiş
Cân derdine dermân imiş
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Bir Salih-i mestâneyem
Ne uslu ne dîvâneyem
Bilmem beni ben ya neyem
Görün beni aşk n'eyledi
Âhiri dervîş eyledi
Açıklamalar
Cüda: Ayrılmış, uzak düşmüş.
Aşk-ı Hudâ: Allah aşkı.
Âhir: Sonunda.
Hicrân nârı: Ayrılık ateşi.
Dâr: Darağacı.
Mihnet: Belâ, musibet, dert.
Dûş olmak: Tutulmak, düşmek.
Mest-ü medhûş olma: Hayranlıkla kendinden geçmiş olma.
İftirâk: Ayrılık.
Burâk: Bir Ahiret aracı, Mirac'da Peygamberimizi taşıyan binek.