Page 132 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 132
128 Gülden Bülbüllere
İnsanlar demek ki terk-i can olmayınca cananı bulamaz.
Cenabı Hakk’ın emri öyle: “Kulum ver beni de al beni.” buyuruyor. Benim sana
vermiş olduğum bir can var, onu bana ver ki beni alasın, beni bulasın.
Allah'a baha, Allah'ın vermiş olduğu candır. Başka bir şeyle Allah bulunmaz, alınmaz.
Onun için:
Terk-i can etmektir ancak aşk u sevdadan garaz
Ama bak!
Başını top eyleyip gir vahdetin meydanına
Zaten başka bir kelamda da geçiyor:
Kıyamazsan başa cana ırak dur girme meydana
Bu meydanda nice başlar kesilir de soran olmaz
Bir de:
Bak şu Mansur’un işine
Halkı toplamış başına
Ene’l-hakkın firaşına
Düşenlere tımar olmaz
“Ene’l-hakkın firaşı” ne?
Allah aşkına duçar olanın, onların da tedavisi yoktur. Tedavi olmaz.
“Ene’l-hakkın firaşına, düşenlere tımar olmaz.” Tımardan mana: Onun tedavisi yoktur.
Onun tedavisi ancak canını, canana verirse olur. İşte tedavi budur.
Hak ile hak olanlara
Kendi özün bilenlere
Bu kelamı kibar ama “Men arafe nefsehu fakad arafe rabbehu” emr-i fermanı var
2
değil mi? “Nefsini bilen rabbısını bildi. Nefsinden ayık olan rabbısından ayık oldu.”
Kelamı kibara bak!
Hak ile hak olanlara
Kendi özün bilenlere
Dost yolunda ölenlere
Kan pahası dinar olmaz
Bu kelamlar haktır, hakikattir. Bu kelamları insanlar yaşıyor, bu kelamlarda geçiyor.
Kim bu?
2 Eşrefoğlu Rumi Müzekkin Nufüs S.527

