Page 21 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 21

Teveccüh Sohbetleri                                                     17




                      “Her Tarikatta Bu Teveccüh Yoktur”



                                                     20.08.1989, Pamuklar-Ankara


          Merhaba, cümleten  hoş  geldiniz. Sefa getirdiniz, feyiz getirdiniz, nur  getirdiniz,
          muhabbet getirdiniz.
          Allah muhabbetinizi artırsın. Allah feyzinizi, nurunuzu artırsın.
          Sabahı şerifleriniz de hayırlı mübarek olsun.

          İşleyeceğimiz  bu amel de büyüklerimizin büyük bir amelidir. Cenabı Hak sizler için
          hayırlı mübarek etsin. Feyzinden, nurundan, bereketinden sizi ihya-âbâd etsin.
          Allah'a  şükür, çok  şükür, bin  şükür, nihayetsiz  şükürler olsun. Rabbimizin ihsanına
          nihayetsiz şükürler olsun.
          Büyük ihsanda bulunmuş bize Cenabı Hak. Şu zamanımızda bak, ne gibi nimetler bize
          ihsan etmiş. Allah'a şükür, hamdolsun, şükrolsun amelimiz büyük.
          Büyük olmasaydı bak, ırak yerlerden geldiniz, gece geldiniz uykusuz kaldınız, zahmet
          çektiniz, rahatsız oldunuz, para harcadınız.
          Allah'a şükür, Allah inancınızın neticesine ulaştırsın. Allah aşkınızın, muhabbetinizin
          neticesine ulaştırsın. Allah hulûsunuzun, ihlâsınızın, bârını, meyvesini yedirsin.

          Onun için Cenabı Hak bu amelimizi, sık sık işlemek  nasip etsin. Allah  zamanımızı,
          inancımıza göre mutabık etsin de, işleyebilelim.

          Tabii ki bir  Hak talibine… Hak talebi  demek Allah'tan gelen ruhumuzun Allah'a
          gitmesini istemektir, Hak talebi demek bu demektir. Zaten Cenabı Hak, buyuruyor ya,
          “Kulum iste vereyim.”  (talebena vecedena) diyor. Esas bizim isteğimiz budur.
          İnsanlarda ruh var, insanlarda ceset var, nefis var. Ama ruhun tek bir isteği var. Ruhun
          tek bir isteği de budur: Allah'tan gelmiş Allah'a gitmek ister. Diğer arzular diğer istekler
          bizi aldatıyor. Bakın şu kelam bunu ifade ediyor:

                 Bu ten kuşu hevâ ile heveste
          İnsanların nefsi daima dünya ile…  Veya nefis  demek ceset demek, bu  cisim daima
          dünya ile…  Dünyayı istiyor, dünya ile uğraşıyor.  Şu da olsun, bu da olsun;  şöyle
          yaşayayım, böyle yaşayayım, işte hep böyle istekleri var.
          Ama bir de ruhun bir isteği var. Ruhun isteği de Allah'tan gelmiş, Allah'a gitmek ister.
          İşte “Talebena Vecedena”nın anlamı budur, manası budur. Biz bilemiyoruz, kulum iste
          diyor.
   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26