Page 18 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 18
14 Gülden Bülbüllere
Burada onun için buyuruyor. İşte hacerden mana taş, şecerden mana ağaç, beşerden
mana insan. Taş belli zaten taş, şecer ağaç, o da biliniyor, bu beşer insan:
Gâhî beşerden söyler ol
Yani nasıl ki Hz. Musa Kelîmullah’ın asası onunla konuşuyormuş, ona çok insanların
yapamayacağı hizmetleri yapıyormuş. Hz. İsa’nın da bir taşı varmış, o taş da tekellüm
ediyor, konuşuyormuş. O taş hareketle Hazreti İsa’ya hizmet görüyormuş.
Bak! Nakşibendî Efendimiz Hazretleri (bu büyüklerimizin sohbeti) ihvana hizmet
olsun diye kışlık ve yazlık ayrı tekke yaptırırmış.
Çünkü mürit üçtür; rabıta müridi, hizmet müridi, tespih müridi. Birisinde rabıtası çok
kuvvetli, birisinde de tespih, çok virdi var. Birisi de hizmet görüyor.
Rabıta müridi bozulabilirmiş, tespih müridi de bozulabilirmiş, hizmet müridi
bozulmazmış. Rabıta müridinde meşgaleden, şuğulundan dolayı onda rabıta bozulması,
rabıta hafifliği olabilir. Eğer onu dünya etkiliyorsa, zaman olur meşgalesi çok olur,
onda dünya maişet darlığı olur veyahut da çeşitli çeşitli şuğullar olur. Bunlar rabıtasını
ne yapar? Rabıtasını hafifleştirir. Hafifleye hafifleye ne olur?
Tespih müridi bir zaman için çok azimli tespihini çeker. Tespihinde onun bir yabanlık
olur, çekmez. Sonra çekmez çekmez çekmez, tespihini çekmediği gibi o da kaybetti,
terakki edemedi.
Fakat hizmet müridi bozulmazmış. Onun için bak! Şeyh efendimiz buyurdu ki:
—Allah için yapılan hizmetin Allahın indinde habbesi bile zayi olmazmış.
Çünkü bak! “Miskâle zerretin hayran yerah miskâle zerretin şerran yerah.” 9 buyruluyor.
Zaten zerre misgal yani zerre kadar hayır Allah’ın indinde zayi olmuyor. Zerre kadar
şer yine zayi olmuyor. Onun için hizmet müridinin hizmetinden dolayı (hizmet çok
kıymetli) onda hiç asla ve asla tenzil etmek yokmuş, bozulmazmış.
İşte Nakşibendî Efendimiz Hazretleri ne yaparmış? İhvanlara hizmet olsun diye
‘ilkbaharda kışlık yapıları sökün’, diye emredermiş sökermişler. ‘Yaza göre yapın
yapıları’, dermiş yaparmışlar. Sonbaharda da ‘bu yazlık yapıları sökün’ dermiş,
sökermişler. Bu böyle devam edermiş. Bir ilkbahar söküşünde veya sonbahar
söküşünde ihvanlar demişler ki:
—Kurban bir takım kışlık yapalım, bir takım da yazlık yapalım. Yaz olunca yazlıkta, kış
olunca kışlıkta kalırız. Mübarek demiş ki:
—Acizleniyor musunuz? Ben size hizmet olsun diye böyle yaptırıyorum. Benim size
hiç ihtiyacım yok, demiş mübarek.
Orada bir sele varmış.
— Sizin hizmetinizi bir sele de görür. Git sele, taş, kum getir.
9 Zilzal, 99:7-8

