Page 19 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 19

Teveccüh Sohbetleri                                                     15

          Sele yuvarlanmış gitmiş taş kum dolmuş gelmiş. Demiş:
          —Size hizmet olsun diye böyle yaptırıyorum.
          İşte bu kelamı kibarda onu ifade ediyor:

               Gâhî şecerden söyler ol gâhî hacerden söyler ol
               Gâhî beşerden söyler ol bir mantık-ı bürhânıdır
          Yani Cenabı  Hak hacer’den kuvvet veriyor.  Taşı da  konuşturuyor, taşa da hareket
          veriyor. Cenabı Hak ayeti kerimesinde zaten “Tespih etmeyen hiçbir varlık yoktur.” 10
          sizin o cansız gördüğünüz cemâdâtlar, taşlar da bizi zikrederler, buyuruyor. Yani taşı
          hareket ettiren,  taşı konuşturan Allah, ağacı hareket ettiren  ağacı konuşturan Allah,
          ümmi (beşerden mana) bir kimseyi de konuşturur. Onun için burada ifademiz:

               Gâhî şecerden söyler ol gâhî hacerden söyler ol
               Gâhî beşerden söyler ol

          Beşerden söyler demek;  yani biliyorsunuz ki bizim ilmimiz yoktur, bir amelimiz de
          yoktur, bir  maharetimiz, marifetimiz  de yoktur.  Ama bize bir  emir  olmuş. Bir  emir
          olmuşsa eğer, kul Allah’ın nimet Allah’ın.  Ondan sonra, bu ihvan da pîrimizindir. Biz
          de pîrimizin  kapısında  bir gudik olduğumuzu kabul edin. Ama  yalnız bize  rüyada,
          halde de gösterdiler, neyse onu söylemeyelim, o kalsın.
          Onun için işte burada  yapacağımız bu  amelde  her  ne kadar biz gezeceğiz safların
          arasında, sırtınıza el vurulacak ve kelamı kibar okunacak o zaman  şeyh efendimizin
          elini sırtınıza vurduğunu ve kelamı kibarı onun konuştuğunu, onun söylediğini de itikat
          edin, inanın. Böyle ihlâs edin, hulûs edin.

          Tamam,  şimdi başlayacağız amelimize.  Amelin sonu da ne zaman?  İşte bu  amel
          tamamen saflar bütün gezildi, kelamı kibar okundu, herkesin sırtına el vuruldu, ondan
          sonra teveccüh bitiyor, ondan sonra serbest olabiliyorsunuz, gözlerinizi
          açabiliyorsunuz.

          Teveccüh bitince hocalarımızdan bir tanesi bir aşır okur. Mehmet Hoca buradaydı. Biz
          ona işaret ederiz, o bir aşır okur,  aşır okuduktan sonra amel bitiyor, gözler açılıyor.

          Ama icap  eder ki burada ihvanlardan  sesi güzel olanlar, muhabbeti gelmiş beyit
          söylüyor, söylesin.  Beyit  söylemekle amel devam  etmiyor. Amel bitti, gözlerinizi
          açarsınız, rahat edersiniz, oturma şeklini bozarsınız.
          Bir de teveccühte  oturma  şekli var. Yalnız iki ayağınızı uzatamazsınız, zaten yer de
          müsait değil. Ama sakat olanlar için müstesnadır, uzatır iki ayağını. Tek ayağını böyle
          kıbleye veya herhangi bir yere uzatmazsınız. Karşılıklı oturacaklar ya safın biri kıbleye
          gelir, yer  müsait değil uzatamaz. Fakat bacağınızın birini dikip birinin üzerine
          oturabilirsiniz. Bacağınız ağrıdı bu sefer de o dikili olanı yatırın onun üzerine oturun,
          öbürünü dikebilirsiniz, bunlar müstesnadır müsaade edilmiş. Yani dizlerinizi de



          10  İsra 17:44
   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24