Page 216 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 216

212                                                          Gülden Bülbüllere

          Yani aşku sevdaya,  Allah aşkına, Allah sevgisine  düşmekten  maksat terk-i can
          olmakmış. Allah sevgisi, Allah aşkı insanın kalbinde tecellî etmezse terk-i can olamaz.

          İnsan her şeyi canı için terk eder. Can çok kıymetlidir, insanın canı çok kıymetlidir.
          Ama kimin için bu? Bizlere göre kıymetlidir.
          Âşığa göre canın bir kıymeti yoktur. Âşıklara göre, aşk meydanında 40 tane can, bir
          arpa tanesi ağırlığındaymış. Onun için bak!
                 Kıyamazsan başa, cana ırak dur girme bu meydana

                 Bu meydanda nice başlar kesilir hiç soran olmaz
          Öyle ya, bu meydan nasıl bir meydanmış? Bu meydan nedir?
          Vahdet meydanı.

          İşte öbür kelamda açıklanıyor, bir kelamın anlamını öbür kelam açıklıyor. Kelam
          kelamın karşısına geldiği zaman söylenen kelamın anlaşılmayan tarafını muhakkak
          anlatan bir başka kelam vardır. Bak, şimdi burada ne dedi?
                 Kıyamazsan başa, cana ırak dur girme bu meydana
                 Bu meydanda nice başlar kesilir hiç soran olmaz

          Diyor ki: Sen eğer başından, canından korkuyorsan bu meydana girme. Bu meydanda
          kesilen başlar hiç sorulmaz. Eğer bu meydana canına kıymak istemiyorsan girme. Ya
          başından geç, başının kesileceğini bil ondan sonra buraya gir veya kes.
                 Başını top eyleyip gir vahdetin meydânına

          Ama bu kelamda başını top eyle, başını kes de öyle gir buraya, diyor. Hangi
          meydanmış bu meydan?

          Vahdet, Allah’ın varlığıdır.
          Onun varlığını kazanmak için bu meydana başını top et, kes de gir, diyor.
                 Başını top eyleyip gir vahdetin meydânına

                 Kıl gazâ-yı Kerbelâ gir kendi nefsin kanına
          Burada gaza-yı Kerbela var.

          Gaza-yı Kerbela: Dünyanın kuruluşunda Hazreti Âdem’den, bir de dünyanın sonuna
          kadar olan küfür ve imanın savaş yapma çabasının en büyüğü Kerbela olmuş. Ehl-i
          imana Kerbela  vakası kadar büyük acı duyuran  bir vaka olmamış.  Her ehl-i imana
          bilhassa ehl-i aşka, tasavvuf ehline acı duyurmuş. Başka bir kelamda buyurur ki:

                 Kerbelâ'dan eksik olmaz nâremiz
          Bu da cezbedir. İnsanlarda, müritte olan gayri ihtiyari cezbedir.

          Çünkü bu gayri ihtiyari cezbe  ne yapıyor? O nefsini yeniyor,  nefsi ile cihat ediyor.
          Nefsiyle  cihat, insanlar için Kerbela cihadından daha  kıymetlidir. Bak,  kelam bunu
          ifade ediyor.
   211   212   213   214   215   216   217   218   219   220   221