Page 213 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 213

Teveccüh Sohbetleri                                                    209

          O zaman o gözler açılınca ne olur?
          O zaman Allah’ı hakkel yakîn bilir, Resulullah’ı da hakkel yakîn bilir, Evliyâullahı da
          hakkel yakîn bilir, nefsini de hakkel yakîn bilir, eşyayı da hakkel yakîn bilir.
          Bu eşyayı da, Cenabı Hakk’ı da insanlar ilmel yakîn bilirler, aynel yakîn bilirler, hakkel
          yakîn bilirler. Hâlbuki bunlar birbirinden çok farklıdır. Mesela nasıl?

          Mesela Hollanda diye bir ülke var dediler, söyleniyordu. Almanya var, söyleniyordu,
          duyuyorduk, bu ilmel yakîn bilmek. Ama şimdi geldik Hollanda’ya, Almanya’ya fakat
          bu geliş aynel yakîn  oldu. Niçin  aynel yakîn oldu? Hani  bir tarafı gezmiyoruz;  lüks
          yerlerini, şehirlerini, çarşılarını, pazarlarını bir yerine gittiğimiz yoktur. Henüz daha esas
          önemli olan yerlerini görmedik, geldik beldelerine geldik. Bu da yaklaşma oluyor.
          Yani hacca giden bir insan da böyledir. Mesela bir insan haccı duymuş. Gidip gelenler
          söylemiş, duymuş. Veyahut da kitapta yazılmış kitapta okumuş, duymuş. Bu ne oluyor?
          İlmel yakîn,  bilmek.  Hacca giden  bir kimse aynel  yakîn biliyor bu sefer, yaklaşıyor.
          Ama  hakkel yakîn bilmek,  gitmiş Beytullah’ın etrafında dolanıyor da Beytullah’ın
          içerisine giremiyor.  Bu da aynel yakîndir. Beytullah’ın içerisine girerse Beytullah’ı o
          zaman hakkel yakîn  bilmiş olur.  Beytullah’ın içinde  ne var olduğunu o zaman  onu
          görecek.
          Bu ilmel yakîn. Demek ki Allah’ı ilmel yakîn bilmek çok bir mesafe bırakıyor. Aynel
          yakîn bilmekte ise yaklaşıyor. İnsan Allah’ı nasıl aynel yakîn bilecek?

          Cenabı Hak bir kutsî hadiste: “Kulum bana nafile ibadetle yaklaşır.”  buyuruyor.
                                                                   9
          Demek ki ilim bildiriyor, amel yaklaştırıyor. Bir de hakkel yakîn var.
          İlmel yakîn: Bir kimseyi, çok marifet ehli veyahut da birçok makam sahibi bir kimseyi
          bilmiş veya padişahı bilmiş. Ülkenin herhangi bir ırak tarafında, çok ırak yerlerinde bir
          padişahı var, bilmiş. Bu padişahı bilmiş fakat bu şekilde ilmel yakîn biliniyor. Bir de
          padişaha gitmiş, memleketine gitmiş, sarayına gitmiş; sarayın etrafına yaklaşmış. Bu da
          aynel yakîn bilmektir. Fakat sarayın içerisine girmezse padişahı göremez.
          Buradaki ilmel yakîn bilmek, mesafe var, o ayrılık var. Aynel yakîn bilmek yaklaşma
          var.

          Fakat hakkel yakîn bilmek demek; o, sen; sen onda.
          Bilen bilinende yok oluyor; bilinen bilende var oluyor.
          Dikkat edin. “Küllü şeyin hâlikün illa vechehu.”  ayetinin mealini tasavvuf âlimi, dile
                                                   10
          getirmiş. Reşahat kitabında yazılıdır, yarım sayfayı doldurmuş. Bakın şimdi:
                 Orta yerden götürürler seni ben
          “Küllü  şeyin halikün illa  vechehu.”, Allah’ın zâtından başka her  şey yok  olacak,
          buyrulmuş. Zaten her şey yokken Allah’ın zâtı vardı, değil mi?




          9  Buhari Rikak 38
          10  Kasas 28:88
   208   209   210   211   212   213   214   215   216   217   218