Page 27 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 27

Teveccüh Sohbetleri                                                     23

          Cenabı Hak onu ihmal etmeyecektir. O, dünyada yediğinden içtiğinden; gezdiğinden,
          tozduğundan, bütün işlerinde eğer kitabın sünnetin dışında ise, bunlardan  hep
          sorumludur. Cenabı Hak bunlardan  hep soracak, ceza verecek onlara.  Bu,
          inanmayanlar, Allah'a isyan edenler için:
                 Verir kullarına mühlet velâkin eylemez ihmal
          Ama bir de eğer, bizler için ne var? Bizim için işte ne buyuruyor Cenabı Hak? “Eğer
          Müslümanlar yerinmeseydi o kâfirlerin tavanlarını altından, tabanlarını gümüşten halk
          edecektik.” buyuruyor. Bize ne var şimdi?

                 Kâfirin verdi muradın ya senin vermeye mi?
          Biz niye dünya ehli olanlara gıpta ediyoruz, niye bizim de olsun, diyoruz?
          Bizim de olsun dersek,  bizim amelimize mani  olur.  Biz  onu düşünürüz, biz  onun
          peşinden koşarız; ahiretimizi işleyemeyiz.
          Öyleyse bizim için ne var? Peygamber Efendimiz “Dünyaya da  çalışın, ahirete  de
          çalışın.”  buyuruyor. Allah bize bunu nasip etmiş, bunun tatbikatında bulunalım.
                8
          Amelimize ticaretimiz mani  olmasın, ticaretimize de amelimiz mani olmasın. Zaten
          sağlam Müslüman da budur, Allah'ın en makbul kulu budur, ümmetlikte makbuliyet de
          budur. Bak Peygamber Efendimiz buyurmuyor mu ki: “Dünyaya çalışın ölmeyecekmiş
          gibi; ahirete çalışın yarın ölecekmiş gibi.” “Dünyaya çalışın dünyada kalacağınız kadar,
          ahirete çalışın ahirette kalacağınız kadar.” Ama bu hadis rumuzludur.
          Bunun rumuzunu inancımıza göre anlayacak olursak; dünya hayatı ile ahiret hayatını
          karşı karşıya getirdiğimiz zaman, demek ki biz yirmi dört saatin yirmi üç saatini ahirete
          çalışsak bir tanesini de dünyaya çalışsak yine dünyanınki çok olur ahiretinki az olur.
          Öyle değil mi? “Dünyaya çalışın, dünyada kalacağınız kadar; ahirete  çalışın ahirette
          kalacağınız kadar.”

          Fakat Cenabı Hakk'ın ihsanına bak, Müslüman için yirmi dört saati üçe taksim etmiş.
          Peygamber Efendimiz, “Sekiz saat  maişetiniz için  çalışın, sekiz saat ibadetiniz için
          çalışın, sekiz saat de istirahatınızı yapın.”  emri var. Eğer bir Müslüman sekiz saat de
                                             9
          ibadetini yapıyorsa, sekiz  saat ibadetini tatbik ediyorsa,  onun sekiz saat dünyaya
          çalışması da muhakkak Allah'ın emri hududunda olur, Allah'ın rızası hududunda olur.
          Onu da Allah ibadete çevirir. Çünkü beden ilmi farz, evvel beden ilmi sonra din ilmi.

          Allah'a şükür bu zamanımızda Cenabı Hak bize büyük nimetler ihsan etmiş, tarikatı
          bize nasip  etmiş. Tarikatı bilmeyenler  var, tarikatı başka türlü  anlayanlar var. Sanki
          tarikatı -onu başka türlü anlayanlar için- bu zamanımızda İslâm'ın dışındaymış, sanki
          kitabın, sünnetin dışındaymış gibi anlıyorlar, bunu  böyle  biliyorlar, çünkü böyle
          bildirmişler. Bu da ne için böyle oluyor?
                 İlim olmazsa cihanda

                 İnsanlar azar, kalır yabanda


          8  Camiu’s Sağir 2/12,1201
          9  İlahi Hadisler (Diyanet İ.B.Y) 29
   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32