Page 417 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 417

416                                                          Gülden Bülbüllere

          var.  İnsanlar içerisinde de  zâhirde dünya  harmanıysa  bu insanlar, yani o milyarlarca
          buğday tanesinin zâhirde bir tanesiyim.

          —Manada dünya benim harmanımda bir tane.
          Evet, işte bu mana kimde? Mana ruh.
          Ruh nimetine vasıl olursa, ruh makamına malik olursa…

          Ruh nimetine vasıl olmak için, nail olmak için, makamına ulaşmak için, insanlarda bu
          letâif makamları var, bunların açılması gerekir.
          Letâif makamları: Kalp, bir defa sol memenin dört parmak aşağısında, vücudu da var.

          Ama ruhun makamı var,  cismi yok. Vardır görünmez, bilinmez.  Nerede? Bu  ruhun
          makamı neredeymiş? Sağ memenin dört parmak aşağısında.

          Bir de sır, sırrın makamı  nerede? Sol  memenin dört parmak yukarısında.  İşte o
          açılmazsa, O bilinmez. İnsanda bir esrardır, sırdır. Yani esrarları, sırları bilemez. Sır ne?
          Esrar ne? Gizli olan şeyleri bilemez. Bilir ama gizli olan şeyleri bilir. Ama bildirmesi
          yasaktır. Bilir, bildirmez, görür, gösteremez bu sırları.
          Demek kalp sol memenin dört parmak aşağısında. Bak! zikri sayıyla orada çekiyoruz,
          yapıyoruz. En evvela bir  defa onu diriltmek lazım. En  evvela onu  zikirle
          temizleyeceğiz, onu  temizlemek lazım. Ama bu sade yirmi dört saat içinde  olan  bir
          zikrimizden ibaret değildir. Her zaman için bizim kalbî zikrimiz lafza-yı Celal’dir.
          Allah’ı  hiçbir zaman unutmayacağız. Kur’anı  Kerim’de kaç yerde ayetler var,  hani
          “Gıyâmen ve guûden ve alâ cunûbihim.” 19  sonra “Fezkürullahe zikren kesira.” 20  Ayet-i
          kerimeleri var. “Çok zikredin”, ondan sonra, “Elâ bi zikrillahi tadmainnül gulub.” bu
          da var. “Sizin kalbinizi ancak zikrullah doyurur, başka bir şeyle doymaz”.
          Ama zikrullahla doyan kalp, Allah’ı hiç unutmayacak ki onun kalbi zikrullahla doymuş
          olsun.
          Bu da birden değil babadan miras kalmaz, çarşıda satılmaz ki gitsin zenginler alsın. Bu
          tedricen  tedricen müridin sa’yı ile müridin hizmeti ile meşahiyin himmeti  ile olur.
          Onun için baba himmet oğul hizmet, buyurmuşlar.

          Evet, bu  dört  şahtan murat: Zâhirde  edile-yi  şeriyedir. Bu olmazsa  hayvanî sıfattan
          kurtulamazsın, beşerî sıfata geçemezsin.
          Ama tarikatta  dört  şahtan murat:  muhabbet,  ihlâs, adap, teslim. Bunlar  da olmazsa
          tarikattan hakikate geçemezsin.
          Hakikate geçmek için işte bu letâif makamlarını elde etmen lazım, bunları açman lazım,
          bunları bitirmen lazım.  Evvela kalp âlemi açılıyor,  ondan sonra ruh âlemi açılıyor,
          ondan sonra sır âlemi açılıyor, ondan sonra hafî âlemi açılıyor, ondan sonra ahfa âlemi
          açılıyor, ondan sonra kalp gözü açılıyor.
          Nerede kalp? Kalp sol memenin dört parmak aşağısında.


          19  Al-i İmran  3:191
          20  Ahzab 33:41
   412   413   414   415   416   417   418   419   420   421   422