Page 424 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 424
424 Gülden Bülbüllere
Mecnûn-veş biz de bulduk Leylâ'yı
Nûr-ı cemâlinde seyr et Mevlâ'yı
Bir rûh-ı musaffâ mir'âtımız var
Mirat aynadır. Bu hadisi şerifte var. Peygamber Efendimiz: “Biz Hak aynasıyız.”
buyurmuş.
Onun için Ebu Cehil lanetullah Peygamber Efendimiz’in karşısına geçmiş kötü şeyleri
saymış. Düşman, zaten sevmiyor. Ne demişse: “Doğrusun sen.”, demiş hiç itiraz
etmemiş. Senin dediklerin bende yok, dememiş. “Doğrusun sen.”, hepsine
“Saddakna!” demiş.
Bir gün Sıddık Ekber Efendimiz de Peygamber Efendimiz’i metih etmiş. Ona da
“Doğrusun, saddakna.”, demiş.
Tabii bunu bilen bir cemaat var, gören bir cemaat var.
—Ya Resullullah sana Ebu Cehil böyle dedi. Sen doğru söylüyorsun, dedin. Hz.
Ebubekir böyle dedi. Ona da doğru söylüyorsun, dedin.
__Biz aynayız. Ebu Cehil kendisini gördü, doğru söylüyorsun, dedik. Kendisini gördü,
kendi sıfatlarını saydı, doğru söylüyorsun, dedik. Sıddık kendi sıfatlarını bende gördü,
saydı, sen de doğru söylüyorsun, dedik.
Bunun gibi Muhyiddin Arabi Hazretleri’nde de olmuştur. Muhyiddin Arabi Hazretleri
müritleriyle devamlı tebliğe gidermiş. Yanında çok cemaat varmış. Bir köpeğin
yanından geçmiş, cemaattan hiç kimseye köpek çabalamamış, duruyor. Şeyh
Hazretleri’ne öyle sıçramış, atılmış ki tabii cemaatin bu dikkatini çekmiş.
—Bu kadar cemaate bir şey demeyen köpek Şeyh efendiye niye atlıyor hücum ediyor?
Demişler.
Köpek gitmiş atılmış tutmamış. Şeyh efendi ondan hiç tiksinmemiş. Tabii onları
şüpheden kurtulmaları için sohbette buyurmuş, demiş ki:
—O köpek bana gelmedi, kendisine geldi. Biz miratız, köpek kendi suretini bizde
gördü, kendisine geldi.
Şimdi kelamı kibara dikkat edin:
Nakş-ı cemâlinden kesmem gözümü
Sende buldum mâdenimi özümü
Buraya dikkat edin.
Nakş-ı cemâl rabıta demektir. Rabıta var ama o rabıtayı hakkıyla yaparsanız, rabıtayı
hakikaten yani inanaraktan yaparsan onda sıfatlarını göreceğiz, iyiliği de, kötülüğü de
Allah’ın sıfatlarını da burada göreceğiz.
Ama tabii ki bu ayna deyince, aynanın büyüğü var, küçüğü var.
Şimdi o zaman sen onda rabıta yaptığın zaman neyi görüyorsun?

