Page 428 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 428

428                                                          Gülden Bülbüllere

                 Yeter ey murg-ı can gülşane gel gel
                 Gül açıldı baharistana gel gel
          Ruh nerede uyanacak? İşte bu teveccühlerde, hatmelerde uyanacak.

                 Yeter ey murg-ı cân gülşane gel gel
                 Gül açıldı bahâristâna gel gel
                 Açılmış mekteb-i aşkın kapısı

                 Okuyup ilm ile irfâna gel gel
          Bu kelamlar niye buyrulmuş?
          Bunlar amellerimiz, teveccühlerimiz, hatmelerimizdir.

          Evet, işte  bu bir saat içerisinde kalbinizi muhafaza  edeceksiniz. Estağfurullah nida
          olunca gözler yumulacak, göz açmak yasak. Her kim gözünü açarsa cezalanır. Yani bir
          sevap kazanmaz, günah kazanır, belki de bir tokat yer ha!
          Hatta mübarek şeyh efendimiz buyurdu: “Hatmede, teveccühte göz açarsa en küçük
          cezası göz ağrısı, göz zayii olabilir, gidebilir de…”

          Yine Reşahat’ta yazar ki kendisini meşayih sanan birisinin etrafında çok müritleri var.
          Beraber bir yatıra gitmişler, Evliyâullah’ın kabrine Fatiha  okumuşlar. Oradaki  birine
          sormuşlar:
          —Bu şeyh efendi ne zaman öldü?
          Onlar da bir tarih söylemişler.

          —Heee, çok geçmiş. Bu çürümüş samanın sana ne hayrı olacak, demiş.
          Elini sallamış, gitmiş. Bunu söylemiş, daha hemen gözüne bir rüzgârla bir saman çöpü
          gelmiş ve çöp gözüne girmiş. Böyle gözünü ovalamış ovalamış gözü kör olmuş. Nedir
          bu? Bir tokattır. Bak, çürümüş saman ne yaptı? Gözünü kör etti.
          Evet, işte burada gözünüzü muhafaza edin,  açmayın.  Kalbinizi muhafaza edin,
          kalbinize gelenleri atın, kalbinizi Allah’a dönün, Allah, Allah Allah. Rabıta karşınızda
          kalbinizde de Allah var. Gözünüzü açmayın, gözünüzü açarsanız sanki şeyh efendiniz
          elinde bir  kamçı “Açma!” diye başında bekliyor veyahut da kalbine gelenleri at
          kalbinden niye tutuyorsun diye ne yapıyor? Kamçı ile seni kamçılıyor. Evet, bu iki şeye
          dikkat edeceksiniz.
          Cezbelenenlere bakmayın. Ağlıyor, bağırıyor, çırpınıyor değil mi? Cezbe çeşitli çeşitli.
          Bir cezbe var ki mesela “Allah” diye bağırır. Bir de var ki böyle vücudu sallanır. Öyle
          sallanır ki bakarsın ki kendini yere vuruyor, duvara vuruyor. Cezbe halinde bunlar olur.
          Halbuki duvara ayık zaman vurduğunda kafası  şişer, kırılır, ağrır. O cezbe halinde
          vuruyor, vuruyor, hiçbir şey olmuyor. Olmaz, cezbe halinde olmaz.
          Evet bunlar  olur, bunlara bakmayacaksınız, gözünüzü açmazsınız. Kim bu  bana
          ağlayan? Kim bu bağıran? Kim bu kafasını vuran? Bunlar yaşanır, bunlara gözünüzü
          açmayın bakmayın. Kendi zararınıza olur, hem de buradaki bütün gelecek nura, tecellî
   423   424   425   426   427   428   429   430   431   432   433