Page 487 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 487
488 Gülden Bülbüllere
Evet, işte bir adam geliyor, cehalet değil mi cahil demek yani günah işliyor. Bütün
günahlarıyla tarikata giriyor, tövbe ediyor. Bir de Cenabı Hak “La taknetu min
rahmetillah.” ayet-i kerimesi var. Eğer Allah affetmeseydi Vahşi’yi affetmeyecekti.
11
Vahşi çok sevgili habibinin çok sevdiği amcasını şehit etti. Hatta Peygamber
Efendimiz onun acısını hiç unutmazdı. Aklına geldiği zaman içi sızlardı; fakat yine
Allah onu da affetti, ayettir.
Şimdi bir adam cehalet zamanında, yani cahilken günahları bilmiyordu, çok kimsenin
hakkını üzerine geçirdi. Ben biliyorum şahidim, Hacı Abdurrahman Efendi’nin köyüne
yakın bir köyden bir tanesi, mübarek nereden geliyorsa, köye gelince mübareğin atını
almış, elbisesini almış sade bir iç çamaşırı ile onu bırakmış. Bir de çok kıymetli bir saati
varmış onu da almış. Sonradan da geldi bu ihvan oldu. Tabii üzülerek gitmiş, söylemiş.
—Efendim ben seni falanca tarihte bilmiyordum, her şeyini aldım. Ama şimdi bunu
ödemeye de gücüm yok. Yok, öde dersen, gideyim tarlamı satayım, pulluğumu satayım,
neyim varsa hepsini satayım, gelip ödeyeyim. Hakkını helal et, demiş.
Bir yerde hata yapmış, bunları bulamıyor ki kul hakkını ödesin veya parası yok ki
ödesin. Ödese de kul hakkından geçmiş olmuyor. Ama ondan sonra Allah’a sığınmış,
yalvarmış, ibadetini yapmışsa, Allah indinde bir makbuliyet kazanmışsa, Allah onun
günahlarını affetmişse, bir kula hakkı mı kalmış, evet. Allah, kul hakkı ödenir, diyor.
Kulun, kul hakkı mı kalmış üzerinde, o zaman diyor ki o kul hakkıyla geçmiş, o hak
sahibi:
—Yâ rabbî benim bunda hakkım var, al, diyor.
Ama Allah onu affetmiş, affetmiş ki cennetine koyacak. Sonra o da diyor ki benim
hakkım var. Cenabı Hak o hak isteyene cennette bir makam verecek. O makamı
görünce:
—Yâ rabbî sen bu makamı kime vereceksin?
“Bir kulumun bir kulumda hakkı var, bağışlarsa ona vereceğim”.
—Ben de hakkımı bağışladım, diyor.
Niye bağışlanmasın? Bu da var.
Evet, onun için bir tarikata girdiğimiz zaman sende kul hakkı var mı, diye soruyorlar
mı? Yok. Var deyince git hakkını öde de gel, diyorlar mı? Yok demiyorlar. Yine senin
kazan var, diye soruyorlar mı? Sormuyorlar. Git, kaza kıl, diyorlar mı? Demiyorlar.
Ama kılanı da men etmiyorlar. Burada da böyledir. Niçin? İşte bu ancak:
Seni hayvân iken insan eder şeyh
Gönüller şehrine mihmân eder şeyh
İçirip bir kadeh aşkın meyinden
Gedâ iken seni sultân eder şeyh
11 Zümer 39:53

