Page 510 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 510

Teveccüh Sohbetleri                                                    511

          Kendisi o varlığı, o dağı delmiş. Mürşit olmazsa o dağ delinmez. Delinmediğinde orada
          duracaksın, nimetin öbür tarafta, gidemezsin.

          Allah, Cenabı Hak bu tarikatımızın nimetlerini hepimize tattırsın, nimetine malik etsin.
          Nasıl ki Sâlih Baba: “Çok  ihsan var bu  ihsandan içeri” demiş. Evet, evvela ihsanın
          başlangıcı küçük değil büyük ihsandır. Neden büyük ihsan? O büyük ihsan da bunun
          içinden doğuyor.

          Evet, her ne kadar bakın şimdi bir filiz, bir ayak yerden çıkar. Dikince ama o büyük
          ağaç oluyor.  Büyük ağaç  bu filizden oluyor, filiz olmasa nereden  olacak? Meyvesini
          veriyor, meydana geliyor.
          Ağacın bir küçüğü de var. Meyvesi yok, bitkisi yok, yeşilliği yok, gölgesi yok, o
          büyüyecek. Ama o filiz olmasaydı o ağaç nereden meydana gelecekti?
          Evet, bizim de burada küçük değil büyük ihsan nedir? Müslüman olmamız.

          Bu Müslüman olmamız büyük ihsan, ama bunun içinde büyük ihsanlar var.  Bunu elde
          etmek lazım.

          Cenabı Hakk’ın bize ihsan çok; ihsanın biri de;  Allah,  Peygamber Efendimiz’e
          buyuruyor: “Habibim senin dininde eksiklik bırakmadım, tamamladım ve dinlerin
          içerisinde en üstün din, İslam dinini seçtim sana bahşettim.” 24  ihsana bak, bir budur.
          Evvela bizi küfürde bırakmamış, “Hidayet etmediğime şefaat edemezsin.” 25  buyurmuş,
          bak, bize hidayet olmuştur. İkinci ihsan onun içinden doğuyor.
          Evvela Cenabı Hak inanç  vermiş, iman  gevheri halketmiş. Ruha  ne olmuş? “Bela!”
          demişiz, imanı yollamış, İnancı yollamış.
          Onun içinden Cenabı Hak tekrar bir büyük ihsan daha etmiş. İmanın bir başı daha var.
          Hazreti Âdem’den  bu  zamana kadar inananlardan,   bütün asıllardan, nesillerden
          peygamberlerin ümmetlerinden seçmiş, sevgili habibine ümmet etmiş.

          Peki, bir ihsan da var ki bu zamanımızda bizi fesat ümmetten etmemiş.
          Fesat ümmet diye çok bahsi geçiyor. Fesat ümmet kimdir? İşte fesat ümmet şudur:
          Allah’a  itaat etmeyen, Resulullah’a tâbî  olmayan fesat  ümmet  oluyor. Zaten bu
          görünüyor ki günah bilmiyor, sevap bilmiyor, hayır şer bilmiyor, amel yok, isyan çok,
          İşte fesat ümmet bunlar.
          Cenabı Hak bundan da seçmiş bizi, fesat ümmette bırakmamış, itaat ümmetten etmiş.
          İtaat ümmet denilince Âmentü’nün şartlarına inanıp tatbikatını yapandır.
          Bir de adam İslâm’ın beş şartını yaşıyor, namaz kılıyor, oruç tutuyor, hacca gidiyor,
          zekât veriyor ama mürşidi tanımıyor ve mürşidi de inkâr ediyor. Onlar da münkirdir,
          tarikatı inkâr  da münkirdir. Âlim de olsa, âbid de  olsa dahi münkirdir. Çok âlimler
          helak olmuşlar, imansız gitmişler.



          24  Maide 5:3
          25  Sebe 34:23
   505   506   507   508   509   510   511   512   513   514   515