Page 507 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 507

508                                                          Gülden Bülbüllere

                 Hak gizli değildir ayân dediler
          Ama kimlere  gizli, kimlere  ayan? Yine  ayeti ispat “Hüvel evvelû velâhiru vezzâhiru
          velbâtın, evvel benim, ahir benim, zâhir benim, bâtın benim”.
          Evveline inandık, ahirine de inandık, bâtınına da inandık; zâhirine niye inanmayalım?

          Ona da inanalım ama şöyle inanalım: İnanalım ki bizim kalp gözümüz var, açarsak onu
          görürüz.

          Onu açarsak o açıldıktan sonra bu eşya bütün mir’at olur, ayna olur.
          Ayna kendisini göstermez, ayna ancak bir hakikati gösterir.
          Kendi cismini gösterir  mi bir ayna? Hakikat ne? Aynanın karşısına düşen bizim
          gördüğümüz. Ayna kendisini göstermez.
          Öyleyse bu hakikat kimmiş bir defa? Ancak onun varlığıdır, o fani değildir; ezelîdir,
          ebedîdir buna inandık. Ancak kendi varlığı evvelini kendisi bilir, ahirini kendisi bilir;
          kimseye bildirmemiş.
          İşte Cenabı Hakk’ı ne zaman ki bir insan kalp gözünü açarsa, manevi gözünü açarsa
          görür.
          Bak,  madde-mana deniliyor, zâhir  bâtın deniliyor.  Madde: zâhir cisim gösterenler.
          Madde: cisim. Neler? Karalar, ağaçlar, insanlar işte bütün cisim gösterenler.
          Ama ne zaman ki senin mana, manevi gözün var, kalp gözün var işte eğer onu açarsan
          o zaman zâhir de O, başka yok O’nu görürsün.

          O’nu görünce o zaman  bütün eşyanın hakikatini  sen de görürsün. Bu tarikatsız
          olmuyor.

          Bir de tarikata girenler de hep bu nimete ulaşamazlar. Eğer tarikata girenlerin hepsi
          ulaşsa velî  olması lazım değil mi? Olamaz.  Ancak  hakikate geçmedikten sonra, bu
          nimetlere ulaşmadıktan sonra velî olamaz.
          Cenabı Hak işte velî için buyuruyor ki: “O velî kulumun gören gözü benim gözüm, o
          velî kulumun işiten kulağı benim kulağım, o velî kulumun konuşan dili benim dilim, o
          velî kulumun uzanan eli benim elim, o velî kulumun düşünen aklı da benim aklım.” 21

          İşte o zaman ne  oluyor?  Allah’ın sıfat-ı sübûtiyesi, Allah’ın sekiz sıfatı kulda  tecellî
          ediyor. O kul da Allah’ın sıfat nuruna ulaşıyor.

          O zaman velî, Evliyâullah hâşâ cismen Allah değil, cesedi Allah değil. Ama ruhu da
          Allah’tan gayrı değil.

          Tabii bunu böyle velîlere ihsan eder.
          O zaman demek ki Evliyâullah’ın cismi bir  ayna  oluyor.  İşte o  aynada görünecek
          Allah’ın varlığıdır. Evet.


          21  Buhari Rikak  38
   502   503   504   505   506   507   508   509   510   511   512