Page 516 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 516
Teveccüh Sohbetleri 517
Bu mürebbilik nereden geliyor? Resullullah Efendimiz’in emri, oradan geliyor.
Nereye gidiyor? Oraya gidiyor.
Oradan geliyor, oraya gidiyor.
Resulullah Efendimiz: “Benim mürebbim rabbim, rabbim beni terbiye etti.” Resullulah
Efendimiz de Sıddîk-ı Ekber Efendimiz’i mürebbi etmiş. O da ondan sonra mürebbi
etmiş böyle zamanımıza kadar gelmiş, silsileyi okuyoruz. Bak, küçük silsilede kısa
geçiyor.
Nebi, Sıddık u Selman, Kasım estü Cafer-i Tayfur
Ki ba’dez bul Hasan şud bu Aliyy u Yusuf est gencur
Mürşitler ki mürebbisiz değil. Bak! “Aliyy u Yusuf est gencur”, Yusuf Hamedânî
Hazretleri meşhurdur. Ahmedi Yesevi Hazretleri’nin şeyhi olduğu için bütün kitaplara,
tarihlere geçmiş. Ahmedi Yesevi Hazretleri arz üzerinde Türk meşayihlerinin kol
başıdır. Evet:
Nebi, Sıddık u Selman, Kasım estü Cafer-i Tayfur
Ki badez bul Hasan şud bu Aliyy u Yusuf est gencur
Zi Abdulhalik âmed Arif ü Mahmudu râ behre
Ki zîşan şud diyarı Maveraünnehri kûh-i tur
Nehir; yani nehirler gibi Evliyâullah’ta feyiz var, Allah sevgisi var. Kûh-i Tur; yani Tur
Dağı kadar onda manevi güç, kuvvet var. Evet:
Ali, Baba, Külal ü Nakşibend estü Alâeddin
Pes ez Yakub-u Çerhî, Hace-i Ahrarı şud meşhur
İşte böyle nehir, Tûr.
Zi feyzi pür Beşir âmed safayı kalbi insana
Yani “zi feyzi pür”; “zi feyz”: ziya, “pür”: çok büyük bir ışık ile geldi, büyük bir nurla,
büyük bir ışıkla geldi.
Bu ışığı nereden almış? “Zi feyzi pür Beşir âmed”: O da Beşir âmed ondan almış, o
ışığı ondan almış.
Zi feyzi pür Beşir âmed safayı kalbi insana
O Beşir’den almış olduğu ışığı sizlere ihvanlara veriyor. İhvanlara verince ihvanlarda
bir safa, sürur meydana geliyor.
Bu da o zaman nedir? Muhabbettir.
Evet, muhabbeti olmayan kalp, dardır, karanlıktır, efendim kirli paslıdır. Muhabbeti
olan kalp dar değil, karanlık değil, kirli paslı değil.
Emsali Musa İmranî Dede namı diğer mestur

