Page 517 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 517

518                                                          Gülden Bülbüllere

          Emsali Musa; bu da hilaf olmaz, buna karşı çıkamazlar. Çünkü  Resulullah
          Efendimiz’in  bir emri var: “Benim ümmetimin velîleri benî  İsrail’in peygamberleri
          gibidir, derecesindedir.” 3  Bu emre karşı çıkılmaz.  Hazreti Musa, beni  İsrail’in
          peygamberidir.
          Evet, efendiler!  İşte Allah’a bin  şükür, inşallah senede bir defa buraya bir aylığına
          geleceğiz. Bu sefer yirmi beş gün oluyor. Bu da neden oldu? Buraya geleceğimiz belli
          değildi. Eylül ayından sonra umreye gidecektik, umrede olacaktık, hastalandım, umre
          tehir edildi. Ondan sonra da bakın hastalığında umreyi tehir ediyor da burayı etmiyor.
          Niçin? Bizim için, hâşâ Estağfurullah, Allah bizi o yollara bağışlasın. Ama boş senemiz
          yoktur. Her sene umre yapıyoruz, bu sene umreye gidemedim. Kendim riya olsun diye
          değil, yapıyorum ama bunlardan daha önemlisi burayı daha önemli görüyorum.
          Hani bir de haccın, Beytullah’ın önemi Müslümanlardır. Müslümanlar olmasa oralarda
          ne olur? Nitekim Müslümanlık yok  olsa orayı  put doldururlar. Beytullah’a  putları
          doldurmuşlar, Resulullah geldi, imanı telkin etti.

          Oraya demek ki Müslüman, inananlar  yetiştirmek lazım, göndermek lazım.  Şimdi
          burada Avrupa’ya geldiğimizde bu hizmetimizle, hiç Hak talibi olmayanlardan çokları
          hac yapmaya gittiler, değil mi? Onun için burada haccın birden fazlası fazladır, ondan
          sonrası nafiledir. Nafile ibadetteyse farz mı evveldir? Nafile  mi evveldir? Bizim için
          buraya gelmemiz farz olur, hacca gitmemiz nafile olur.
          Hatta  bak, orada oturma müsaademiz vardı. Buraya gelmek için  onu da öldürdük.
          Bunun kadrini bilin,  bunlar sizin için,  bizim için bir  nimettir.  Nimeti bilirsek Allah
          artırır, bilmezsek Allah elimizden alır.

          Evet, işte bu teveccühte büyük ameldir, teveccühte çok büyük ihsanlar olur, bak!
                 Teveccüh olunca her bir ihvana
                 Mürde kalplerimiz geliyor cana

                 Murg-ı canlar başlar ah u figâna
          Bir de buyuruyor ki:
                 Teveccühe gelin ihvan
                 Kuruldu halka-i Rahman

                 Açıldı ravza-i Rıdvan
          Ravza-i Rıdvan nedir? Ravza; cennet  bahçesidir. Rıdvan da cennet görevlileridir.
          Teveccüh olan yerde orası cennet bahçesi olur, cennet görevlileri oraya gelir.

          Birlik, beraberlik içinde olun. Yani ayrım yapmayın, tefrikaya  düşmeyin, birbirinizle
          iddialaşmayın. Yok, sen  şunu  şöyle yapıyorsun, sen de böyle  yapıyorsun, bunları
          demeyin. Bunlar parçalar, böler, kaçırırsın. Kârımız ne olacak? Ve bunlara kim sebep
          oluyorsa büyük mesuliyeti oluyor.



          3  Keşfü’l Hafâ
   512   513   514   515   516   517   518   519   520   521   522