Page 521 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 521
522 Gülden Bülbüllere
Bakın bu kelam burada açıklanıyor:
Hep zuhûrat pîrimindir yazdığım aklâmiyâ
Dedi “İkmâl-i merâtibdir bu süflâdan garaz”
Bu kelamda, çok âlimlere, çok bilenlere varmış ama onlardan haber alamamış, ne için
geldiğini bilememiş. Ancak rabıtası bunu yapmış, rabıtası ona bildirmiş.
Evet, işte bu da murakabe, bizde rabıtadır.
Muvazene, dengeyi sağlama. Şeriat dengesi elimizde olacak. Her sözümüzü, her işimizi
tartacağız, biçeceğiz ondan sonra yapacağız.
Müşahede, inanmak. İşte bu müşahedeyi izah etmek istiyoruz.
Müptediye göre gayba inandık, haktır. Meşayihin velâyetine inanmak haktır. Ama
velâyeti görmeden, ben böyle gördüm, demek, bu da kâzip oluyor. Ama görse de
anlayamayana söylemek, yine zararı olur, yararı olmaz. Müşahede inançtır. Müptedinin
inancı irade ile oluyor; ama müntehi gördüğünün şahidi olmuş, müşahittir. Ama öbürü
kâzip oluyor. Kimdir? Demin okuduğumuz gibi ne buyuruyor:
İşit Niyazi’nin sözün
Bir nesne örtmez Hak yüzün
Hak’tan ayan bir nesne yok
Gözsüzlere pinhan imiş
Bak! Hak’tan ayan bir nesne yok, diyor ama gözsüzlere gizliymiş. Canım gözsüzlere
saklıymış ama görecek bu göz değil. Bu göz görmez onu. Bakın gözsüzler onu görmez.
Görenlerde haber yok. Bu göz zâhiri görür. Ama gören o göz de haber vermez,
yasaktır.
Evet, müşahede görmektir.
Müptedi, irade sahibinin gayba inancı var. Ama müşahede de gayba inandığını görmek
var. Yani müşahede gördüğünün şahidi oluyor.
Bu ancak kalp gözü açılan için, Allah’tan gizli, ayrı hiçbir şey yoktur. Kalp gözü açık
olan için Allah aşikâr olanlardan daha aşikârdır.
Allah Kitap’ında Kur’an’da bildiriyor: “Biz insanlarda dört tane göz halk ettik; ikisi
başında, ikisi kalbindedir.” 7 Aç kalp gözünü de gör. Ama bir defa gördüm diyemezsin,
gösteremezsin. Niçin? Çünkü bak! Nebilere mucizelerini aşikâr etmek vacip olmuş.
Ama velîlere kerametini gizlemek farz olmuş. Görse de gördüm diyemez. Çünkü
niçin?
Gördüm derse eğer onda bir varlık olur. Ululuk davasına düşer, ulûhiyet davasına
düşmüş olur. Yahu! şeytan ulûhiyet davasında helâk oldu. Büyük bir davadır bu
ulûhiyet.
7 Ahzab 33:4, Beled 90:8, Araf 7:203

