Page 520 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 520

Teveccüh Sohbetleri                                                    521

          Bu kelam bizedir. Bunun burada anlaşılmayan bir tarafı var? Nerede anlaşılması var?
          Çünkü kelamı kelam  açıyor. Bir kelamın anlaşılan tarafı anlaşılır; anlaşılmayan tarafı
          başka bir kelamda söylenmiştir; onu da arayıp bulmak lazım.
                 “Men araf” sırrına vakıf olmuşam
          “Men arafe nefsehu fakad arafe rabbehu”  emri fermanı var. “Nefsini bilen Rabbisini
                                             6
          bildi, nefesinden ayık olan Rabbisinden ayık oldu”.
          Nefsi niçin bilemiyoruz?

          Men araf sırrına vakıf olmuşam,  nefsi ile rabbini bilmiştir; ama  bilen kimdir?  Nasıl
          bilmiştir?

                 Kapısına varanlar olur irşâd
                 Bilir nefsi ile rabbini olur şâd

          Nefsine vakıf olmak için nefsini, rabbisini bilmek için bir bileni bulacak, o bildirecek.
          Bir de ne buyuruyor:

                 Her kim ki tuttu destini
                 Soyunda varlık postunu
          Dest; eldir. Kim ki Evliyâullah’ın elinden tutarsa, o varlığından kurtulur.

          Zaten bizi zarara sokan varlığımız, bizi hicrana koyan varlığımız, ayrılığımız.
          Evet demek ki biz de murakabe, rabıtadır. İşte bu kelamda:

                 “Men araf” sırrına vâkıf olmuşum
                 Nefsim ile hep rabbimi bilmişim

          Bunun bir de aksi var:
                 “Men aref” sırrına vâkıf olmadım

                 Çok muhbire vardım haber almadım
                 Hergiz bundan eşed bir derd görmedim
                 Aslımdan bir haber veren yok bana

          Bakın! “Men araf sırrına vakıf olmuşum”, vâkıf olmuş, nereden olmuş? Bir meşayihin
          kapısına gitmiş, o nefsini, rabbisini ona bildirmiş.

          Şimdi de bildiremedim, diyor. Çok muhbir, habercilere vardım onlar da bildiremedi.
                 Râbıtamda Hazret-i Pîre dedim “ey Sâmîyâ

                 Geldiğim bilmem ne içindir bu dünyâdan garaz”



          6  Eşrefoğlu Rumi Müzekkin Nufüs S.527
   515   516   517   518   519   520   521   522   523   524   525