Page 541 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 541

Teveccüh Sohbetleri                                                    543

             Sohbet  şeyhi olan  Halid-i Cizrevi  Hazretleri anlatıyor; “Şeyhlerin  Şeyhi Halid-i
             Bağdadî  Efendimiz’in Cizre’ye gelen bir  halifesinden  tarikat aldım.  İlk
             teveccühünün bereketiyle  keşf’ül kulub oldum. Yanından ayrıldıktan sonra
             medreseye gittim. Münkir talebelerle sohbet ettim. Bu münkirlerle sohbetten sonra
             üzerimde bulunan hal gitti.”
                                     8
          •  Seyyid Taha  Hazretleri Irak Revândız’da iki topluluk arasında olan dargınlığı
             ortadan kaldırmak için sulh ve barıştırma, dinî bir emir olduğundan hareket eyledi.
             Her iki taraf Seyyid Tâhâ Hazretleri’ni görünce, birlikte karşılayıp ellerini öperek
             emirlerine uydular. Bunları barıştırıp Nehrî'ye geldiklerinde âdetleri olduğu üzere
             Nehrî yolunda bulunan nehir kenârında Zî Tûvâ Çeşmesi başında istirahat ettiler.
             Beraberlerinde bulunan bin kişiye öyle bir teveccüh ettiler ki bunlardan beş yüz
             kişi derhal o anda hâl ve keramet sahibi oldu.
                                                   9
          •  Seyyid Sıbgatulallahi Arvasi Hazretleri sonraki meşayihin arasında maruf olan
             teveccühün tarikatta  bid’at olduğu, eski meşayih zamanında olmadığı yolunda
             halkın kalbindeki  şüpheyi  gidermek için işaret etti. Bununla, onların zamanında
             maruf olan teveccühün hakikatini  değiştirmeyecek  şekilde tasarrufun zarar
             vermediğini, adların değişmesine itibar olmadığını remzederek Gavs Hazretleri
             buyurdu ki: “Teveccüh eskiler arasında maruf olan iltifat nazarının bir çeşididir,
             yalnız onlar  bu nazarı teker teker karşılarına alarak yaparlardı. Bunun için  bir
             cemaat toplamazlardı. Teveccüh ise umumi bir nazardır.” Bu mübarek sözlerden
             sonra Gavs  Hazretleri  şimdiki teveccüh  şeklinin ihdası, adı geçen  hakikati
             değiştirmemekle birlikte, bununla memur olunduğunu işaret için buyurdu ki: “Ben
             bu teveccühle kuvvetli  bir  şekilde emir  olundum.” diyerek meşayihin buna  çok
             ihtimam gösterdiğini belirttiler. Teveccüh üzerine sohbetlerine devam ederek
             buyurdular ki: “Teveccüh müridin zulmetinin,  şeyhin akıttığı nur  sebebiyle
             boşaltılmasıdır. Çoğu zaman mürit kendisinde vuku bulan hali hissetmez” .
                                                                           10
             Seyyid Sıbgatullah Arvasi Hazretleri, avam konusunda teveccüh’ü sohbete tercih
             eder ve “Teveccüh avamın kalbinde beliren vesvese ve kuruntuları giderir.” derdi.
             Belki de meşrebi buna uygun olan havas hakkında da teveccüh’ü sohbete tercih
             etmek gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca eski dönemlerde  bilinen “nazar” hakkında
             söylenmiş olan bazı  şiirleri okumak sureti ile eskilerin bildiği nazar ile  şimdiki
             teveccüh’ün aynı şey olduğunu ifade ederdi.
                                                  11
             Seyyid Sıbgatullah Hazretleri’nin müritlerine teveccühü, sohbetinden daha ziyade
             ve faydalı idi. Onun için sohbet süresi çok az olurdu. Teveccühte gözünü açanları



          8  Minah, Seyyid Sıbgatullahi Arvasi, s.143
          9  İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.18, s.246
          10  Minah, Seyyid Sıbgatullahi Arvasi, s.117,M185
          11  Nakşibendi Şeyhlerinin Mukaddes Sözleri, s.76
   536   537   538   539   540   541   542   543   544