Page 540 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 540

542                                                          Gülden Bülbüllere

             manevî derecelere kavuşması için yardımcı oldu. Yaptıklarını da bir kâğıda yazıp
             onun eline verdi. Bu şekilde teveccüh adedini kırka tamamlayarak sözünü yerine
             getirdi. Abdülehad Serhendî hâdiseyi Muhammed  Ma'sûm Hazretleri’nin
             oğullarına anlattı ve elindeki altı adet yazıyı gösterdi. Onlar babalarının bizzat
             kendi el yazısını görünce; “Bu büyük keramet ancak ona yakışır, el hak doğrudur.”
             dediler.
          •  Fahreddîn-i Râzî buyurmuşlar ki: “Ruhu olgun bir velînin kabri yanına gidip, bir
             zaman durulur ve o topraktaki velîye teveccüh edilirse, ruhu o toprağa bağlanır.
             Meyyitin ruhu da bu toprağa bağlı olduğu için, gelen insanın ruhu ile velînin ruhu
             buluşmuş olurlar.  Bu iki ruh karşılıklı iki ayna  olur. Her  birinde olan meârif
             (ilimler) ve kemâlât ötekine aks eder, yansır.

          •  Abdullah Dehlevi Hazretleri, bu konuda  şunları söylemektedir: “Bâtındaki yani
             kalbindeki nispetin artmasına çalış. Allah ismi şerifini çok zikrederek, bazen salâvat
             okuyarak, Kur'ân-ı  Kerim okuyarak, Allahü Teâlâya yaklaşmaya çalış. Bu
             çalışmalarda gevşeklik olursa, bu fakirin ruhaniyetine teveccüh ediniz. Yahut Mirzâ
             Mazhâr-ı Cânân'ın kabrine gidiniz, ona teveccüh ediniz, çok terakkî edilir, ilerleme
             ve yükselme olur. Ondan hâsıl olan fayda, bir diğerinin faydasından daha çoktur.”

             Birçokları Abdullah Dehlevi Hazretleri’ni rüyada görüp, büyüklerin yolunu anlar,
             içine düşen şevk ile huzurlarına gelir, yüksek makamlara kavuşup, memleketlerine
             dönerdi. Talebeleri çok olduğu hâlde,  teveccühleri ile her  birini makamdan
             makama geçirir, hâlden  hâle kavuştururdu. Teveccühünün kuvveti sayesinde
             senelerce sürecek işleri, günlere sığdırırdı. Pek çok fâsık, fâcir ve günahkâr, yüksek
             nazarları, bakışları ile tövbe edip doğru yola geldiler. Bir kısım kâfirler de küçük bir
             iltifatı ile Müslüman oldular.
                                     6
          •  Velîlerin önderi Mevlânâ Halid Bağdadi Hazretleri’ne Abdullah Dehlevi Hazretleri
             teveccüh etmişti. O esnada rabbani âlim ve kâmil velî Şeyh Ebu Said el-Hindi ile
             Arif Dilcih  Şah Beşaretullah Hazretleri göründü. Mevlânâ Halid aralarında
             bulunuyordu. Bu arada Abdullah Dehlevi Hazretleri hepsine aynı anda teveccüh
             ederek Mevlânâ Halid’e buyurdular ki: “Ey Halid, ne zuhur etti?” Mevlânâ Halid: “
             Efendimiz, mübarek arkanızda velîlerin sultanı Hz. Aliyyül Mürteza b. Ebu Talip
             (r.a) Hazretleri’nin ruhaniyetini omzunuzun üzerinde görüyorum.” dediler. Bunun
             üzerine arkadaşlarına izafe  eylediği füyuzattan daha fazlasını  ona izafe eylediler.
             Hatta  bu feyzin fazlalığı neticesi olarak  şöhreti irşadı ve nurunun ziyası bütün
             ülkelere yayıldı. Ledünni ilimleri herkese, güneşin gün ortasında ki netliği gibi bariz
             ve açıktı.
                     7



          6  Türkiye Gazetesi Evliyalar Ansiklopedisi
          7  Risale-i Halidiye, Mecd-i Talid, Şemşü’ş-Şümus, s.131-225.
   535   536   537   538   539   540   541   542   543   544