Page 79 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 79

Teveccüh Sohbetleri                                                     75

          Bildiremediler bana;
                 Hergiz bundan eşed bir dert görmedim
          Daha bundan büyük bir dert var mı?

          Bunlar benim derdimi bana bildiremediler.
          Ama bak, şimdi ne diyor burada. Bu kelamı, şimdi bunun karşısına getiriyoruz.
                 Rabıtamda Hazret-i Pîre dedim “Ey Samiya

                 Geldiğim bilmem ne içindir bu dünyadan garaz”
                 Hep zuhurat pirimindir yazdığım aklamiya
                 Dedi “ikmal-i meratiptir bu süfladan garaz”

          Ama biz ne dünyayı süfli olarak kabulleşiyoruz ne de cesedimizi süfli olarak
          kabulleşiyoruz ki noksanımızı ikmal edelim.
          Ne buyurmuş?

          Ben rabıta yaptım, rabıtamdan sordum ki bu dünyaya niye geldim?
          O diyor ki: “Sen bu dünyaya noksan sıfatla, Cenabı  Hak halk etti, geldin. Bu süfli
          âleme indin ki burada noksanını tamamlayasın, ikmal edesin.”
                 Hep zuhurat pirimindir yazdığım aklamiya
                 Dedi “ikmal-i meratiptir bu süfladan garaz”
          Evet, bu teveccühümüzde işte… Yalnız bu teveccüh ne istiyor?

          Kalbi selim istiyor. Yani burada teveccüh başladıktan sonra artık yarım saat sürer veya
          bir saate ulaşır ya da ulaşmaz, bu arada teveccüh başladıktan sonra kalbinizi muhafaza
          edeceksiniz.
          Şöyle ki: Zaten gözleriniz  yumuk oluyor. Teveccühün  bir  oturma usulü vardır, onu
          oturttururlar. Teveccüh  başlarken “Estağfurullah” diye  bir  nida olur. O nidayı
          duyduğunuz zaman gözlerinizi yumacaksınız. Gözlerinizle kalbinizi muhafaza
          edeceksiniz.
          Dikkat edeceğiniz bir husus bu. Gözlerinizi yumacaksınız, 25 istiğfar okuyacaksınız.
          Ondan sonra gözlerinizi açmayacaksınız. Ne olursa  olsun bağırsınlar, çağırsınlar,
          ağlasınlar, çırpınsınlar gözlerinizi açmayacaksınız.
          Burada cezbe vardır. Cezbe haktır, Hak'tandır. Gayri ihtiyari oluyor. Cezbe sahiplerine
          de ifademiz şudur: Aman böyle kendinize bir muhabbet, cezbe geldiği zaman kendinizi
          salıvermeyin.  Biraz kendinizi tutun, sıkın. Çünkü evet sen cezbelenirsin ama öbür
          ihvanları da şuğullandırırsın, onlarda şuğul olur. Her ne kadar gözlerini açmasalar da
          yine onlarda bir şuğul olabilir.
          Onun için burada gözü açmak  yasaktır. Ağlayan birisine  bakmayın. Kimdir hele
          ağlayan? Açıp bakayım demek, yasaktır. Bağıran bir  kimseye bakmayın. Bu kimdir
          bağıran? Açıp da bakayım. Bu da yasaktır. Çırpınıyor vücut sallanıyor. Öyle cezbe alır
          ki ihvanı öyle sallanır vücudu ki belki binayı sallar.
   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84