Page 81 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 81

Teveccüh Sohbetleri                                                     77

          unutuyorsun? diye vuruyor seni ayıktırıyor. Niye unuttun Allah'ı, aklına gelsin hatırla,
          diyor. Rabıtanın anlamı budur.

          Çünkü niye? Muhakkak  ve muhakkak insan  rabıtasını unuttuğu zaman Allah’ı
          unutuyor. Muhakkak ve  muhakkak rabıtası aklına geldiğinde Allah  aklına geliyor.
          Çünkü rabıtayı Allah için seviyoruz.
          Evet, kalbinize gelen bütün düşünceleri atacaksınız, kalbinizde  tutmayacaksınız. Ne
          kadar gelirse gelsin, ne gelirse gelsin atın. Bunları kalbinizden atmak da bir cihattır.
          Bak! İnsanların kalbini suya benzetmişler. Ama bir su var ki cârî akan bir nehir, o da
          su. Fakat bir de göl var, Türkiye’de göller var; o da su, göl de su. Herhangi bir göl veya
          daha ufak göller var, onlar da su.
          Ama şimdi bu insanlar o cârî akan nehre ne kadar zibil atsalar, durmadan affedersiniz
          pis şeyler atsalar o nehri kirletemezler, nehir hepsini götürür. Ama o göl, duran suya
          insanlar etrafından ne atsalar o gitmiyor, orada kalıyor. Atılanlar onu pisletir, göl suyu
          pis olur.
          Atılan  şeylerle gölün suyu pis olur  fakat  akan su pis olmaz.  İşte mücadele yapan,
          kalbine her geleni atan bir insanın da kalbi cârî bir nehir gibi pislenmez, kirlenmez.
          Ama gönlüne geleni kalbinde tutuyorsa  onun kalbi bu sefer  bir göl suyudur. Atılan
          orada kalır, onu pisletir.
          İşte bu amelimizin sonuna kadar  gözlerinizle kalbinizi muhafaza edeceksiniz.
          Gözlerinizi açıp ağlayana, bağırana, çırpınana bakmayacaksınız.
          Kalbinizden de Allah’ı unutmayacaksınız. Şeyh efendimiz şeriat kamçısıyla karşınızda,
          Allah’ı unuttuğun  zaman hemen tepenizden aşağıya vuruyor,  niye unuttun diyor.
          Kalbinize gelen bütün düşünceleri atın, yine Allah’ı hatırlayın. Ta ki, ne zamana kadar?
          Amelin sonuna kadar. Çünkü bundaki esrar bak, şöyledir:
                 Bir gönülde kenz açılmaz ta ki pür nûr olmadan
                 Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan
          Bu kelamı kibardır ama çok manalı bir kelam.

                 Bir gönülde kenz açılmaz ta ki pür nûr olmadan
          Pür nurdan mana? Yani bu kalpten her şeyi, bütün masivayı kalbinden atacak, kalbini
          kirletmeyecek. Masiva hatta bak, bu kelamda:
                 Dünyayı koy, ukbayı koy, var ol kuru davayı koy
          Demek ki dünya da kuru dava, ahiret de huzur sahibine göre kuru dava.

          Dünya, ahiret ehline göre kuru dava. Ama ahiret de huzur sahibine göre kuru dava.
          Onun için burada evet, pür nurdan mana kalbinizi temizleyin. Kalbinizi temizleyin ki
          hazine aşikar olsun, diyor.

          Padişahtan mana Allah’ın feyzidir, Allah’ın sevgisidir.
          Hani kalbinde senin bir masiva varken dünya, herhangi bir arzu varken, Allah hatırına
          geliyor mu? Gelmiyor.
   76   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86